HelpClinic

Günlük destek: sadece bebeğin için değil, senin için

Hamilelikte kaygı randevuyu beklemez, bugün başlayabileceğin bir desteğin var.

Hamilelikte ve doğumdan sonra kaygı, ruh hâli dalgalanmaları ve uykusuzluk randevu saatini beklemez. HelpClinic'te kısa bir nefes egzersizi açabilir ve sana uyarlanan günlük rutini izleyebilirsin. Daha fazla desteğe ihtiyacın olduğunda bir uzmanla görüşme ayarlayabilirsin.

Zor bir an için sükûnet

24/7
Nefesini dengeleyen bir egzersiz, 3 dakikada
bu kadar sürüyor
3 dk

Bugün kendine bak, kendi hızında ve sana özel bir alanda.

Sık yaşanan zorluklar

  • Kaygı
  • Ruh hâli dalgalanmaları
  • Uykusuz geceler
  • Yalıtılmışlık
  • Mutlu olma baskısı
Yalnız değilsin
Kendi hızında başla

Psikologlarla ve Lodz Tıp Üniversitesi ile birlikte geliştirildi.

Başlamayı kolaylaştıran kısa yazılar

Gece üçte düşünceler hızlanınca kaygıyı yatıştırmak

Oku

Bir anda uyanıp zihninin bebeğin sağlığı, doğum, kendi yeterliliğin ya da ertesi gün hakkında peş peşe sorular ürettiğini fark edebilirsin. Ev sessizken bu düşünceler daha kesinmiş gibi gelebilir. Bedenindeki her duyumu açıklamaya, geçmişte söylediklerini yeniden incelemeye veya bütün geleceği yatakta çözmeye çalışma. İlk hedef uyumak da olmasın. Önce bulunduğun anı biraz daha taşınabilir hale getir. Rahat ettiğin biçimde kal, çeneni gevşet ve kendine, “Şu anda bir karar vermem gerekmiyor,” de.

Elini rahat hissettiğin bir yere koy ve derinliği zorlamadan nefes al: yumuşakça dörde kadar sayarak al, altıya kadar sayarak ver. Altı kez tekrarla. Saymak gerginliği artırıyorsa, saymayı bırak. Yalnızca her nefes verişin alışından biraz uzun sürsün. Nefesi düzeltmeye uğraştığını fark edersen, “Mükemmel nefes almam gerekmiyor,” diyebilirsin. Rahatlama hemen gelmese bile nefesi zorlamadan sürdür. Zorlanıyorsan ara ver ve dikkatini elinin temas ettiği yere getir.

Ardından düşünceden bir adım geri çekilmeyi dene. “Bir şeyler yolunda değil” yerine içinden, “Bir şeylerin yolunda olmadığı düşüncesi aklımda,” de. Duyguyu da kısa ve doğrudan adlandır: “Bu kaygı.” Başka cümleler de kullanabilirsin: “Şu anda korktuğumu fark ediyorum.” “Zihnim sabaha kadar cevap bulmam gerektiğini söylüyor.” “Bu düşünce tıbbi bir bilgi değil.” Düşünceyle tartışman, onu kanıtlaman veya ortadan kaldırman gerekmiyor. Yalnızca zihninde olup bitenle doğrulanmış bilgi arasına biraz mesafe koyuyorsun.

Şimdi yalnızca bir endişeyi ve bir sabah eylemini yaz. Telefonuna ya da bir kağıda, “Endişem şu:” diye başlayıp tek cümle kur. Altına, “Sabah yapacağım şey şu:” yaz. Bu, ebeni aramak ya da randevuda bir soru sormak olabilir. Hazır bir mesaj gerekirse şunu kullan: “Geceleri bu düşünceyle uyanıyorum ve ne yapmam gerektiğini sizinle konuşmak istiyorum. Bana uygun olduğunuz zamanı söyler misiniz?” Yazdıktan sonra yeni bir liste açma. Telefonu bırak, dikkatini yastığın temasına ve bedeninin ağırlığına geri getir.

Yalnız yaşıyorsan veya yakınında ailen yoksa, önceden seçtiğin güvendiğin birine kısa bir mesaj gönderebilirsin: “Şu an kaygım yükseldi. Çözüm bulmana ihtiyacım yok. Uyanıksan birkaç dakika benimle kalır mısın?” Konuşmak istemiyorsan, “Cevap vermen yeterli, uzun konuşamayacağım,” diye ekle. İlk kişi cevap vermezse bunu reddedilme olarak yorumlamadan başka bir güvendiğin kişiye aynı mesajı gönder. Ailenle paylaşmak istemiyorsan mesajın başına, “Bunu aileme aktarmamanı istiyorum,” yaz. Yanında biri varsa ondan tavsiye değil, belirli bir yardım iste: “Lütfen ışığı açmadan yanımda otur ve sabah ebemi aramamı hatırlat.”

Nefes ve düşünceyi adlandırma ilk denemede işe yaramazsa, aynı şeyi daha sert biçimde tekrarlama. Oturur duruma geç, ayaklarının temasını fark et ve gördüğün bir nesneyi sessizce tarif et. Sonra yeniden şu sıraya dön: duyguyu adlandır, tek endişeyi seç, sabah eylemini belirle. Kendine, “Bu deneme henüz rahatlatmadı. Şimdi bir sonraki küçük adıma geçiyorum,” de. Vardiyalı çalışıyorsan bu planı saate göre değil, ana uyku zamanına göre uygula. Bebek de uyanıksa önce o anda yapman gereken işe odaklan, düşünceyi çözme işini sabah eylemine bırak.

Ebenle veya sağlık ekibinle konuşurken ne olduğunu somut biçimde anlat. Ne zaman uyandığını, aklından geçen cümleyi, bedeninde ne fark ettiğini, yeniden dinlenmenin zorlaşıp zorlaşmadığını ve ertesi gün neleri yapmakta zorlandığını söyle. Şu mesaj hazır kullanılabilir: “Kaygıyla uyanıyorum. Nefesimi yavaşlatmayı ve düşünceyi adlandırmayı deniyorum, fakat tekrar oluyor ve günlük işlerimi etkiliyor. Bunu sizinle değerlendirmek istiyorum.” Paran yoksa, “Maddi imkanım yok. Erişebileceğim seçenekleri açıklar mısınız?” diye sor. Dil konusunda zorlanıyorsan cümleni önceden yaz ve görüşmede okuyabileceğini belirt. Gizlilik kaygın varsa doğrudan sor: “Aileme söylemeden konuşmak istiyorum.” “Kimse duymadan görüşebileceğimiz bir yol var mı?” “Eşimden gizli destek istemem gerekiyor.” “Gizlilik ilkesi burada nasıl uygulanıyor?”

Kaygı tekrar tekrar uykudan uyandırıyorsa, dinlenmeni engelliyorsa veya gündüz yemek hazırlamak, işe gitmek, bebeğinle ilgilenmek ya da randevuya hazırlanmak gibi yaptığın işleri belirgin biçimde zorlaştırıyorsa ebene veya sağlık ekibine haber ver. Düşünceleri adlandırmak hiç ara sağlamıyorsa ya da destek istemene rağmen geceleri tek başına baş etmekte zorlanıyorsan bunu da açıkça söyle. Endişe veren bedensel belirtilerde sağlık ekibinin önerisine uy. Acil ilgi gerekip gerekmediğinden emin değilsen, sana verilen tıbbi iletişim numarasını kullan. Ararken söylemek istediklerini unutacağından kaygılanıyorsan şu cümleyi yazıp oku: “Hamileyim veya yeni doğum yaptım. Şu anda fark ettiğim belirtileri anlatmak ve ne yapmam gerektiğini sormak için arıyorum.”

Doğum sonrası hüzün hafiflemiyorsa

Oku

Doğum sonrası hüzün yalnızca ağladığın anlarda görünmeyebilir. Bebeği beslerken gözlerinin dolması, küçük bir isteğe sert tepki vermen, mesajlara cevap vermekten kaçınman veya herkes uyurken kaygının artması buna eşlik edebilir. Bir duşu ertelemek, yemek hazırlayamamak ya da bebeğin ihtiyacına odaklanmakta zorlanmak da günün nasıl geçtiğini gösterir. Tek bir zor ana bakıp kendine etiket koyma. Asıl bakacağın şey, bu durumun sürmesi, şiddetlenmesi ve günlük yaşamı aksatmasıdır.

Birkaç gün boyunca kısa ve aynı biçimde not al. Her kayda ruh hâlini, kaygını, iştahını ve temel işleri yürütebilme durumunu yaz. Ardından kendine şu soruları sor: “Bebek uyandırmadığında uyuyabildim mi?”, “Yemek yiyebildim mi?”, “Kendime ve bebeğe bakım verebildim mi?”, “İnsanlarla konuşmak istedim mi?” Uzun açıklamalar gerekmez. “Çok ağladım, yemek istemedim, duş alamadım” gibi birkaç açık cümle yeterlidir. Sonra notlarına birlikte bak. Hafifleyen, aynı kalan ve zorlaşan şeyleri ayır.

O gün yapamadığın her şeyi birden çözmeye çalışma. Önce tek bir temel ihtiyaç seç: bir öğün, duş, dinlenme veya birinin yanında bulunması. Ardından yardım isteğini açıkça söyle. “Bugün yemek hazırlayamıyorum. Bana bir öğün getirir misin?” veya “Duş alırken bebeğin yanında kalmana ihtiyacım var” diyebilirsin. Dinlenmek istiyorsan, “Bir süre bebeğin yanında olur musun? Bu sırada uzanacağım” diye sor. Karşındaki kişinin ne yapacağını tahmin etmesini bekleme.

İlk isteğin karşılık bulmazsa yaşadığını kanıtlamaya çalışmak yerine ihtiyacını yeniden belirt. Biri “Bu dönem geçer” derse, “Geçmesini beklerken bugün desteğe ihtiyacım var. Lütfen yanımda kal” diyebilirsin. Yardım edemiyorsa başka bir kişiye aynı somut isteği gönder. Kimse cevap vermiyorsa ebene, hekimine veya bir ruh sağlığı uzmanına ulaş. Şu mesaj kullanılabilir: “Doğum sonrası zorlanıyorum. Günlük işlerimi sürdürmekte güçlük çekiyorum ve ne yapmam gerektiğini konuşmak istiyorum.”

Evde başka bir yetişkin yoksa ulaşabileceğin bir kişiyi önceden belirle. Yakında aile bulunması şart değildir. Uzakta olan biri sen yemek yerken telefonda kalabilir, profesyonelle görüşme hazırlığını dinleyebilir veya görüşme sonrasında seni arayabilir. Şöyle yazabilirsin: “Yanıma gelemeyeceğini biliyorum. Bugün beni arayıp bir süre hatta kalır mısın?” Destek verecek kişi vardiyalı çalışıyorsa uygun zamanı açıkça kararlaştır: “Uyandığında bana mesaj gönder. O sırada senden yardım isteyebileceğim işi söyleyeceğim.”

Maddi durumun destek aramayı zorlaştırıyorsa bunu görüşmenin başında söyle. Yeni bir masrafı kabul etmeden önce ebene, hekimine veya ruh sağlığı uzmanına şu soruyu sor: “Maddi imkânım sınırlı. Ulaşabileceğim seçenekleri açıklar mısınız?” Dil engeli varsa belirtilerini önce rahat kullandığın dilde yaz. Sonra görüşmede kullanacağın kısa cümleleri hazırla: “Türkçeyi anlamakta zorlanıyorum. Lütfen daha basit anlatır mısınız?” ve “Söylediklerinizi yazılı olarak paylaşır mısınız?” Anlamadığın bir noktada onay vermek yerine soruyu yeniden sor.

Notlarında hüznün hafiflemediğini veya derinleştiğini görüyorsan profesyonel destek iste. İnsanlardan giderek uzaklaşman, mesajlara dönememen, yemek veya duş gibi temel işleri sürdürememen, kendine ya da bebeğe bakım vermekte zorlanman gözle görülebilen işaretlerdir. Ebene, hekimine veya ruh sağlığı uzmanına notlarını göster ve doğrudan söyle: “Doğum sonrası günün büyük bölümünde böyle hissediyorum. Bu durum günlük yaşamımı etkiliyor ve bir değerlendirmeye ihtiyacım var.” İlk görüşmede anlaşılmadığını düşünürsen etkilenmiş olan işleri tek tek anlat. Dayanılmaz hâle gelmesini bekleme.

Kendine veya bebeğe zarar verme düşüncelerin varsa, ağır bir zihin bulanıklığı yaşıyorsan ya da gerçeklikle bağının koptuğunu hissediyorsan not toplamayı bırak ve hemen acil yardım al. Yakındaki birine açıkça, “Kendime veya bebeğe zarar verme düşüncelerim var. Acil yardıma ulaşırken yanımda kal” de. Evde yalnızsan ulaşabildiğin birini yanına çağırırken acil yardım iste. İlk girişimin sonuç vermezse yeniden acil yardım iste ve durumu aynı açıklıkla tekrar söyle. Belirtilerin ne anlama geldiğine kendin karar vermeye çalışma.

Yalnızca sevinç hissetme baskısını bırakmak

Oku

Hamilelikte ve doğum sonrası dönemde sevinç, korku, öfke, özlem ve yorgunluk aynı gün içinde yer değiştirebilir. Baskı, birinin “Ne kadar mutlu olmalısın” demesiyle, sosyal medyada yalnızca huzurlu anları görmekle veya kendi kendine “Bunu istemiştim, yakınmamalıyım” demekle belirginleşebilir. Bebeğini sevmen eski hayatını özlemene engel değildir. Doğumu beklerken doğumdan korkman da sevincini sahte yapmaz.

Bu baskı geldiğinde “İkisi de doğru” alıştırmasını sırayla uygula. Önce dur ve o anda en belirgin duyguyu tek kelimeyle adlandır. Sonra iki cümleyi sesli söyle veya notlara yaz: “Şuna seviniyorum...” ve “Aynı zamanda şunu hissediyorum...” Örneğin, “Bebeğimle tanışacağım için seviniyorum. Aynı zamanda doğumdan korkuyorum.” Cümleleri açıklamaya, savunmaya veya daha olumlu hale getirmeye çalışma. İki duygunun da cümlede kalmasına izin ver.

“Mutlu olmalıyım” düşüncesi belirdiğinde onu olduğu gibi adlandır: “Bu, kendime koyduğum bir kural.” Ardından aynı durumdaki, önemsediğin birine bu kuralı söyleyip söylemeyeceğini sor. Ona “Korkma, yorulma, hep sevinçli ol” demezdin. Kendine daha gerçekçi bir cümle seç: “Her zaman tek bir duyguyu hissetmek zorunda değilim. Şimdi neye ihtiyacım olduğuna bakabilirim.” Düşünce geri gelirse onunla tartışma. Aynı cümleyi yeniden söyle.

Sonraki adım, ihtiyacını açıkça istemektir. Konuşacağın kişiyi seç ve senden ne yapmasını beklediğini baştan söyle. Şunlardan birini olduğu gibi kullanabilirsin: “Bana çözüm önermeden bir süre dinleyebilir misin?” “Sevinçli olduğumu biliyorum, fakat korkumu da anlatmam gerekiyor.” “Mutlu olmam gerektiğini hatırlatmana ihtiyacım yok. Şu anda beni dinlemene ihtiyacım var.” Konuşmak zor geliyorsa aynı cümleyi mesaj olarak gönder.

İlk deneme işe yaramazsa bunu kendi başarısızlığın gibi yorumlama. Karşındaki kişi konuyu yeniden sevince çevirirse daha kısa konuş: “Bunu düzeltmeni istemiyorum. Söylediğimi duyman yeterli.” Yine dinlemiyorsa, “Bu konuşma şu anda bana iyi gelmiyor. Burada bitireceğim” diyebilirsin. Başka bir kişiye yazmak veya konuşmayı daha sakin bir zamana bırakmak da mümkündür. Alıştırmada duygu bulamıyorsan “iyi” ya da “kötü” ile başla. Daha kesin kelime sonra gelebilir.

Yalnız yaşıyorsan desteği aynı odada bulunan biriyle sınırlama. Güvendiğin birine “Bu akşam konuşacak gücüm az. Bana sesli mesaj bırakır mısın?” diye yazabilirsin. Ailen yakında değilse kısa bir telefon görüşmesi veya mesajlaşma iste. Vardiyalı çalışıyorsan uygun anı önceden belirt: “Saatlerimiz uyuşmuyor. Müsait olduğunda bu mesajı okuyup bana döner misin?” Yanıt hemen gelmezse, beklerken iki cümlelik alıştırmayı tek başına uygula ve o anki ihtiyacını not et.

Maddi imkanların kısıtlıysa bunu saklaman gerekmez. Bir profesyonelle konuşurken “Destek istiyorum, fakat ödeme imkanım kısıtlı. Uygulayabileceğim seçenekleri anlatır mısınız?” diyebilirsin. Dil bariyeri varsa görüşmeden önce kısa cümleler yaz ve notu yanında tut. Şu cümleyle başlayabilirsin: “Konuşurken doğru kelimeyi bulmakta zorlanıyorum. Hazırladığım notu birlikte okuyabilir miyiz?” Anlaşılmadığını hissedersen aynı şeyi daha kısa kelimelerle tekrarla veya yazdığın cümleyi göster.

Zor bir akşamda bütün duyguları çözmeye çalışma. Önce baskı kaynağını azalt. İdealize edilmiş annelik gösteren hesabı sessize al veya telefonu bir süre uzağa koy. Ardından “Şuna seviniyorum...” ve “Aynı zamanda şunu hissediyorum...” cümlelerini tamamla. Sonra o an için küçük ve somut bir ihtiyaç seç. Birini aramak, sessiz kalmak veya dinlenmek isteyebilirsin. İstek cümlen de küçük olsun: “Bu akşam bana eşlik eder misin?” ya da “Şimdi konuşamayacağım, yarın bana yazar mısın?”

Zor duygular sürüyor veya günlük yaşamı aksatıyorsa bunları ebenle, hekiminle veya bir psikologla konuşmayı düşün. Aksama, yemek hazırlamanın, yıkanmanın, işe gitmenin, randevuya hazırlanmanın veya bebeğin günlük bakımını yapmanın belirgin biçimde zorlaşması şeklinde görülebilir. Görüşmeden önce ne hissettiğini, ne zaman belirginleştiğini ve hangi işi zorlaştırdığını yaz. Şöyle başlayabilirsin: “Sevinmem gerektiğini düşünüyorum, fakat korku ve yorgunluk günlük işlerimi zorlaştırıyor. Bunun hakkında konuşmak istiyorum.” İlk görüşmede anlatamadıysan notunu göster ve “Geçen sefer söyleyemedim. Bu kez bu cümleleri okumanızı istiyorum” de.

Yorucu, uykusuz geceler için kısa bir ritüel

Oku

Yatağa girdiğinde çok yorgun olduğun halde zihnin bebek malzemelerini, ertesi gün yapılacakları ya da yine uyuyamazsan nasıl dayanacağını sıralayabilir. Ev sessizken küçük bir ses dikkatini çekebilir. Bebek için kalktıysan yeniden uykuya dönmek zor gelebilir. Tam o anda kendine “Şimdi uyumalıyım” demek gerginliği artırıyorsa hedefi küçült. Önündeki birkaç dakika içinde uyumak zorunda değilsin. Yalnızca bedenine dinlenebileceği koşullar sunuyorsun. Uyku gelirse bırak; gelmezse ritüelin sonraki adımına geç.

Önce bulunduğun yeri mümkün olduğunca sadeleştir. Ekranı karart ve artık bakman gerekmiyorsa kenara koy. Bedenini rahatça destekleyecek bir pozisyon bul. Başının, belinin, karnının, dizlerinin ya da kollarının daha fazla desteğe ihtiyacı olup olmadığını kontrol et. Rahatsız olduğun bir pozisyonda kalmaya çalışma. Yerini bir kez düzelt, üzerini ayarla ve birkaç dakika boyunca yeni bir çözüm aramayı bırak. Kendine şu cümleyi söyleyebilirsin: “Şu anda tek görevim dinlenmek. Uykuya zorlamayacağım.”

Sonra nefesine geç. Nefes verişini biraz uzun tutarak altı yumuşak nefes al. Nefesi büyütmek ya da kusursuz bir ritim yakalamak zorunda değilsin. Altıncı nefesten sonra alnını kontrol et. Ardından çenene, omuzlarına ve ellerine sırayla dikkat ver. Her bölgenin biraz gevşemesine izin ver. Çeneni sıktığını fark edersen hafifçe bırak. Omuzların yukarıdaysa aşağı inmesine izin ver. Ellerini aç. Bir bölge gevşemiyorsa onunla uğraşma; sıradaki bölgeye geç ve nefesini doğal akışında sürdür.

Düşünceler geri geldiğinde onları zihninde çözmeye çalışma. Yakınında bir kâğıt ve kalem tut. Aklındaki konuyu birkaç kelimeyle yaz, yanına sabah yapılabilecek tek bir eylem ekle: “Bebek malzemeleri: kahvaltıdan sonra listeye bak.” Başka örnekler de kısa olabilir: “Ebe için soru: randevudan önce notu hazırla.” veya “Yarınki konuşma: öğleden sonra mesaj gönder.” Sonra kâğıdı bırak. Aynı düşünce yeniden gelirse kendine “Bunu yazdım, sabah bakacağım” de. Yeni bir konu gelirse ona da yalnızca bir satır ayır.

Kâğıdı bıraktıktan sonra üç nötr duyumu adlandır. Serin havayı, yorganın ağırlığını ve dışarıdan gelen bir sesi seçebilirsin. Bunların hoş olması gerekmez; yalnızca o anda fark edebildiğin şeyler olsun. Her birini içinden kısa bir cümleyle söyle: “Yastığın temasını hissediyorum.” “Oda sessiz.” “Uzakta bir ses var.” Dikkatin tekrar planlamaya kayarsa yanlış yaptığını düşünme. Aynı üç duyuma dön veya o anda fark ettiğin üç yeni duyumu adlandır. Amaç zihnini boşaltmak değil, dikkatine daha sakin bir uğraş vermek.

İlk denemeden sonra hâlâ uyanıksan ritüeli baştan başlatmak zorunda değilsin. Bir kez daha beden desteğini kontrol et, altı yumuşak nefes al ve üç nötr duyumu adlandır. Uzun süre uyanık kalıp giderek gerildiysen ve güvenle kalkabiliyorsan kısa süre sakin bir yere geç. Işığı düşük tut ve uyarıcı olmayan basit bir şey yap. Birkaç satır okumak ya da sessizce oturmak yeterli olabilir. Uykun geldiğinde yatağa dön. Güvenle kalkamıyorsan bulunduğun yerde kal, pozisyonunu rahatlat ve yalnızca nefes ile duyum adımlarını tekrarla.

Yalnız yaşıyorsan ritüelin malzemelerini yatmadan önce yakınına koy; böylece kâğıt, kalem veya destek için tekrar dolaşman gerekmez. Yakınında ailen yoksa güvendiğin birine şu mesajı gönderebilirsin: “Bu gece uyumakta zorlanıyorum. Şimdi dinlenmeyi deneyeceğim. Sabah bana yazabilir misin?” Vardiyalı çalışıyorsan aynı sırayı gece yerine uyumaya hazırlandığın saatte uygula. Maddi imkânın yoksa yeni bir ürün alma; elindeki kâğıt, karanlık bir ekran ve rahat bir destek yeterlidir. Dil engeli varsa hekimine veya ebene göstermek için kısa bir not hazırla: “Uykusuzluğumu anlatmakta zorlanıyorum. Lütfen soruları kısa ve açık sorar mısınız?”

Uykusuzluk düzenli hale geliyorsa ya da günlük işlerini belirgin biçimde bozuyorsa hekiminle veya ebenle konuş. Görüşmeden önce ne zaman yatağa girdiğini, uyanık kaldığın dönemleri, gece kaç kez kalktığını ve ertesi gün hangi işleri yapmakta zorlandığını birkaç kelimeyle yaz. Böylece yalnızca “Uyuyamıyorum” demek zorunda kalmazsın. Şu cümleyi kullanabilirsin: “Uykusuzluk düzenli tekrarlanıyor ve ertesi gün işlerimi yapmamı zorlaştırıyor. Bunun için ne yapabileceğimi konuşmak istiyorum.” Hamilelikte ya da emzirirken ilaç, bitkisel ürün veya takviye kullanmadan önce hekimin veya ebenle konuş ve kullanmayı düşündüğün şeyi açıkça söyle.

Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz?

Oku

Doğum sonrası için herkesin sürekli yanında biri bulunmasını gerektiren genel bir kural yoktur. Yine de ilk günlerde dinlenme, yemek ve bebek bakımı tek kişide biriktiğinde en basit iş bile zorlaşabilir. Bebeği tutarken suya ulaşamamak, kapı çaldığında kalkmak zorunda kalmak veya dinlenmeye çalışırken sıradaki işi düşünmek desteğin işe yarayacağı anlardır. Yanındaki kişinin görevi senin adına karar vermek değil, dinlenebilmen için işi azaltmaktır.

Eve geldiğin gün için yanında kalabilecek bir kişi ve ulaşabileceğin bir yedek kişi belirle. Önce yapılacak işleri seç: sen dinlenirken bebeği tutmak, yemek ve suyu yakına koymak, kapıyı ve ziyaretçileri karşılamak. İsteğini şöyle söyleyebilirsin: “Ben dinlenirken bebeği sen tutar mısın? Yemeği, suyu ve kapıyı da sen üstlenir misin?” Sonra telefonunu erişebileceğin yere koy. Taburculuk notunu ve aile sağlığı merkezinin iletişim bilgisini aynı yerde bulundur.

Yardım eden kişi geldiğinde o anki ihtiyacını söyle. “Şu anda öneriye değil, dinlenmeye ihtiyacım var. Lütfen bebeğin bezini değiştir, bana su ve yemek getir, gelen olursa sen karşıla” diyebilirsin. Her şeyi bir kerede istemek zor gelirse tek görevle başla: “Kısa bir süre bebeği tutar mısın?” Dinlenmeden önce suyu, yemeği, telefonu ve notları yakına al. İhtiyacın değiştiğinde bunu yeniden söyle.

İlk isteğin işe yaramazsa talebi daha küçük ve somut hale getir. Karşındaki kişi ne yapacağını bilmediğini söylerse, “Şimdi bebeği tutmanı istiyorum. Sonra yemeği getirmen yeterli” de. Gelemiyorsa, “Bu akşam beni arayıp nasıl olduğumu sorar mısın?” diye iste. Yardım etmek yerine kararlarını almaya başlarsa, “Kararı ben vereceğim. Senden istediğim, bu işleri üstlenmen” diyebilirsin. İlk kişi uygun değilse yedek kişiye geç.

Yalnız yaşıyorsan evde sürekli biri varmış gibi davranmak zorunda değilsin. Ulaşabileceğin kişileri günün belirli bölümlerine yerleştir: biri yiyecek bırakabilir, biri telefonla durumunu sorabilir, biri gerektiğinde seninle bir yere gidebilir. Yakında ailen yoksa güvendiğin bir arkadaşından veya komşundan tek bir görev iste. Destek verecek kişi vardiyalı çalışıyorsa arama ve ziyaret zamanını vardiyasına göre önceden kararlaştır. Yanıt gelmezse sıradaki kişiye ulaş ve telefonunu yanında tut.

Maddi imkânın kısıtlıysa planını satın alınacak yardıma bağlama. Yakınındaki kişilerden para gerektirmeyen somut işler iste: hazırlanmış yemek getirmek, kısa süre bebeği tutmak, kapıyı karşılamak veya telefonla aramak. Dil engeli varsa söylemek istediklerini önceden yaz: “Doğum yaptım. Şu yakınmalarım var. Türkçeyi anlamakta zorlanıyorum. Lütfen yavaş konuşur musunuz?” Bu notu aile hekimine veya acil servisteki sağlık ekibine göster. Yanındaki kişi de senin sözünü kesmeden notu paylaşabilir.

Birden artan kanama, bayılacak gibi olma, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya çok şiddetli baş ağrısı olursa evde bekleme. Yanındaki kişiye, “Bu belirtilerden biri var. Evde beklemeyeceğim. En yakın acil servise benimle gelir misin?” de ve birlikte başvur. Yalnızsan ulaşabildiğin kişiye aynı mesajı gönder. Kimseye ulaşamazsan sayfadaki acil iletişim bölümünü kullan. Daha hafif olan fakat geçmeyen yakınmalar için aile hekimini ara. Ne hissettiğini, ne zamandır sürdüğünü ve ne sormak istediğini notundan okuyabilirsin.

Doğum sonrası kafanın çok karışması, gerçek olmayan şeyler görme ya da duyma, kendine veya bebeğe zarar verme düşüncesi acil yardım gerektirir. Böyle bir durumda yalnız kalma. Yanındaki kişiye, “Şu anda yalnız kalmamam gerekiyor. Sayfadaki acil iletişim bölümünü birlikte kullanalım ve en yakın acil servise gidelim” de. İlk kişi durumu küçümserse aynı mesajı başka bir kişiye gönder. Konuşmak zor geliyorsa yazılı mesajı göster ve acil servise git.

Bu belirtiler yoksa ama zorlanma gün boyu sürüyorsa aile hekiminle konuşabilir veya MHRS'den Ruh Sağlığı ve Hastalıkları randevusu alabilirsin. Görüşmede yaşadıklarını somut cümlelerle anlat: “Gün boyunca dinlenemiyorum ve yemek yemekte zorlanıyorum. Ne yapmam gerektiğini sizinle konuşmak istiyorum.” Mahremiyet kaygın varsa “Aileme söylemeden görüşebilir miyim?”, “Kimse duymadan konuşabilir miyim?”, “İş yerim öğrenir mi?” ve “Gizlilik ilkesi nasıl uygulanıyor?” diye sor. Cevabı ilgili profesyonelden al. HelpClinic doktor çalıştırmaz, klinik veya psikolog değildir, terapi ve kriz hizmeti sunmaz. Acil olmayan bir anda hislerini adlandırmak, görüşmeye hazırlanmak ve görüşmeden sonra düşündüklerini toplamak için kullanabilirsin.

Hamilelikte yakınlarından duygusal destek istemeyi kolaylaştırmak

Oku

Hamilelikte zor bir duyguyu açtığınızda, yakınınız hemen “Boş ver, her şey güzel olacak” diyebilir, çözüm sıralayabilir veya sevinmeniz gerektiğini hatırlatabilir. Böyle bir karşılık, iyi niyetli olsa bile, duyulmadığınızı hissettirebilir. Belki akşamları kaygınız artıyor, bir randevudan sonra kafanız karışıyor veya aynı düşünceyi tekrar tekrar anlatmaya ihtiyaç duyuyorsunuz. O anda aradığınız şey cevaptan çok birkaç dakika yargılanmadan dinlenmek, yanınızda birinin oturması ya da ertesi gün yeniden aranmak olabilir.

Konuşmadan önce ihtiyacınızı tek cümlede kendiniz için belirleyin. “Şu anda ne hissediyorum, bu kişiden bugün ne istiyorum?” diye sorun. Sonra dinlenmek, birlikte oturmak, günlük bir işte yardım almak veya daha sonra aranmak gibi tek bir davranış seçin. HelpClinic'te duygunuzu adlandırıp söyleyeceğiniz cümleyi önceden hazırlayabilirsiniz. Yüz yüze söylemek zor geliyorsa mesaj taslağı yazın: “Bugün kaygılı hissediyorum. Çözüm bulmana ihtiyacım yok. Müsait olduğunda beni on dakika dinler misin?”

Uygun anı seçerken hem kendi halinize hem karşınızdaki kişinin dikkatine bakın. Acele ettiği sırada uzun bir konuşma açmak yerine, “Bu akşam konuşmak için uygun musun?” diye sorun. Ardından ricayı belirli tutun: “Bugün çözüm aramak yerine yanımda olmanı istiyorum.” “Konuşurken sözümü kesmeden dinler misin?” “Yarın beni arayıp nasıl olduğumu sorar mısın?” Büyük ve belirsiz bir yardım talebi yerine yapılabilecek bir davranış söylemek, yakınınızın nasıl destek vereceğini anlamasını kolaylaştırır.

Konuşma başladığında önce durumu, sonra duyguyu, en son ricayı söyleyin: “Bugünkü konuşmadan sonra kafam çok doldu. Kendimi kaygılı hissediyorum. Bana fikir vermeden biraz dinlemeni istiyorum.” Yakınınız yine tavsiyeye geçerse onu suçlamadan yön verebilirsiniz: “Yardım etmek istediğini biliyorum. Şu an öneri duyunca daha çok kapanıyorum. Önce beni dinlemen yeterli.” Ağlamak, durmak veya kelime bulamamak olursa konuşmayı bitmiş saymanız gerekmez. “Biraz durup sonra devam etmek istiyorum” diyebilirsiniz.

İlk deneme istediğiniz gibi gitmezse neyin aksadığını ayırın. Zaman mı uygun değildi, rica mı belirsiz kaldı, yoksa bu kişi dinlemekte zorlanıyor mu? Daha sakin bir anda yeniden deneyin: “Dün anlatamadım. Tavsiye istemiyorum, sadece duyulmaya ihtiyacım var. Bu akşam on dakika ayırabilir misin?” Konu küçümsenirse konuşmayı uzatmak zorunda değilsiniz. “Şu an anlaşılmadığımı hissediyorum. Bu konuşmaya daha sonra döneceğim” deyip başka güvendiğiniz bir kişiye ulaşabilirsiniz. Aynı kişi sürekli karşılık veremiyorsa desteği tek kişiye bağlamayın.

Yalnız yaşıyorsanız veya aileniz yakında değilse desteği aynı odada bulunmakla sınırlamayın. “Bu akşam telefonda benimle kalır mısın?” ya da “Yarın bana kısa bir mesaj gönderir misin?” diyebilirsiniz. Vardiyalı çalışıyorsanız ikinizin de uygun olduğu zamanı önceden yazın: “Bu hafta konuşabileceğimiz bir zamanı seçelim mi?” Maddi imkanınız yoksa para gerektirmeyen küçük yardımlar isteyin, örneğin dinlenmek, aranmak veya günlük bir işi paylaşmak. Dil engeli varsa cümlenizi önceden yazın, kısa tutun ve gerekirse gönderin: “Kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Lütfen önce mesajımı sonuna kadar oku.”

Konuşmadan sonra kendinize “İşe yaradı mı?” diye sorun. Daha sakin mi hissediyorsunuz, aynı yerde mi kaldınız, yoksa daha mı kapandınız? Aldığınız karşılığı kısaca kaydedebilirsiniz: ne istediniz, ne oldu? Bu, bir sonraki ricayı somutlaştırır. “Dün beni dinlemen iyi geldi. Bunu yine yapabilir miyiz?” veya “Dün tavsiyeler beni zorladı. Bir dahaki konuşmada yalnızca soru sormanı istiyorum” diyebilirsiniz. HelpClinic, randevular arasında bu konuşmayı hazırlamanıza ve sonrasında hissettiklerinizi adlandırmanıza eşlik edebilir.

Yakın desteği yetmiyorsa bunu gözlenebilir işaretlerden anlayabilirsiniz. Kaygı, korku veya üzüntü sık sık uyumanızı, yemek yemenizi, günlük işlerinizi yapmanızı ya da gerekli konuşmaları sürdürmenizi engelliyorsa psikologla görüşmenizde bunu açıkça söyleyin. Yakınlarınıza tekrar tekrar ulaşmanıza rağmen günleri tek başınıza atlatmakta zorlanıyorsanız da görüşmeyi bekletmeyin. Hazır cümle şu olabilir: “Son zamanlarda duygularım günlük hayatımı aksatıyor ve yakın desteği yeterli gelmiyor. Bunu sizinle konuşmak istiyorum.” Kendinize zarar verme düşüncesi varsa bir sonraki randevuyu beklemeden psikologa ulaşın.

Duygular her gün olabilir, desteğin de her gün olabilir

Hamilelikte ve doğumdan sonra kaygının, bitkinliğin ve ruh hâli dalgalanmalarının randevular arasında geri gelmesi çok yaygındır. Bunları yaşamak, bebeğini sevmediğin ya da bir sorun olduğun anlamına gelmez. HelpClinic'te kısa bir nefes egzersizi açabilir ve sana uyarlanan günlük rutini izleyebilirsin. HelpClinic terapi ya da tedavi değildir. Uyuyamıyor, yiyemiyor veya günlük işlerini sürdüremiyorsan, ne kadar süredir böyle olduğunu not et ve ebene, aile hekimine ya da MHRS'den alacağın Ruh Sağlığı ve Hastalıkları randevusunda anlat.

Ölçek
%10 / %13dünyada kadın gebelikte / doğumdan hemen sonra bir ruhsal bozukluk yaşıyor, çoğunlukla depresyon
Seanslar arasında
Günlük rutinYapay zekâ rehberi, gelecek günler için kısa egzersizler önerir. Terapist ya da kriz hizmeti değildir.
Fark edilme
%30–50perinatal ruh sağlığı sorunu olan kadının durumu fark ediliyor

«Mutlu olmam gerektiğini söyleyecek birine ihtiyacım yoktu. Geceyi geçirmeme yardım edecek bir şeye ihtiyacım vardı.»

İlk zor günden daha sakin bir gündeliğe

Nasıl olduğunu anlat

Uyku, ruh hâli ve endişe üzerine birkaç yumuşak soru: yargı yok, yorgun bir annenin hızında.

Zor anlar için araçlar

Araştırmaya dayanan nefes egzersizleri, günlük tutma ve BDT ile ACT teknikleri; ihtiyacın olduğunda elinin altında.

Adım adım rutinler

HelpClinic yapay zekâ destekli: algoritmaları sıradaki aracı seçer ve rutinini gün gün yumuşakça kurar; gerektiğinde uzman desteği mevcuttur.

Bunu anlayan bir uzman

Kendine yardım yetmediğinde, doğrulanmış bir uzmanla bireysel seans planlayabilirsin.

Sıkça sorulan sorular

HelpClinic terapinin ya da tıbbi bakımın yerine mi geçiyor?

Hayır. HelpClinic randevular arasında ve öncesinde günlük destek verir. Şimdiye dair araçlar sunar ve ihtiyaç duyduğunda doğrulanmış bir uzmanla seans alabilirsin. Tıbbi bakımın ya da kriz anındaki yardımın yerine geçmez.

“Yapay zekâ rehberi” nedir, uzman mı?

HelpClinic yapay zekâ destekli: sıradaki aracın hangisi olacağını seçer ve günlük rutinini sıralar. Uzman ya da kriz hizmeti değildir ve bir krizi fark etmeyebilir. Yakın tehlike varsa aşağıdaki numaraları kullan.

Gebelikte ve doğumdan sonra güvenli mi?

Araçlar yumuşak nefes, farkındalık ve dinlenme egzersizleridir; ilaç yok, tıbbi talimat yok. Önemli her karar için her zaman hekiminin yönlendirmesine uy.

Ücreti ne kadar?

Ücretsiz başlıyorsun; kart bilgisi istenmiyor. Değerlendirme, günlük araçlar ve zor anlar için destek kalıcı olarak ücretsiz kalıyor. İsteğe bağlı abonelik tüm kütüphaneyi ve rutinleri açıyor; insan desteği: yer ayırtabileceğin gruplar ve randevu alabileceğin bire bir seanslar. Gizli ücret yok.

Yenidoğanla hiç vaktim yok, bu yapılabilir mi?

Evet. Araçlar bir dakikadan yaklaşık 20 dakikaya kadar sürüyor ve emzirirken bile tek elle kullanılabiliyor. Günde kendine ayırdığın tek bir anla başlayabilirsin.

Doğumdan sonra anneye ne iyi gelir?

Dinlenme, düzenli yemek ve güvendiğin birinin günlük yükü paylaşması doğumdan sonra iyi gelebilir. Bugün bir kişiden “Bir saat bebeğe bakar mısın, ben uyuyayım?” diye somut bir yardım isteyebilirsin. Ağlama, korku veya iç daralması gününü zorluyorsa aile hekimine ne zamandır sürdüğünü söyle.

Lohusa kadın tek başına uyur mu?

Uyuyabilir; lohusa kadının mutlaka yanında biri bulunması gerektiğine dair genel bir kural yoktur. Kendini çok güçsüz veya bebeğe bakamayacak kadar bunalmış hissediyorsan o gece yalnız kalmamak için güvendiğin birinden yardım isteyebilirsin. “Bu gece yanımda kalır mısın?” demen yeterli.

Ağlama krizi neyin belirtisi olabilir?

Bir ağlama krizi yoğun kaygı, uykusuzluk, doğum sonrası ruh hâli değişikliği veya başka bir sağlık sorunuyla bağlantılı olabilir; tek başına teşhis koydurmaz. Bir sonraki krizde saatini ve süresini not edip aile hekimine anlatabilirsin. Kendine ya da bebeğe zarar verme düşüncesi varsa sayfadaki acil yardım bölümünü hemen kullan.

Çok duygusalım, her şeye ağlıyorum, ne yapmalıyım?

Bugün aile hekimine başvurmalısın. Ağlamanın günlük işlerini nasıl etkilediğini “Son günlerde sık sık ağlıyorum ve günlük işlerimi yapamıyorum” diyerek anlatabilirsin. Randevuya kadar HelpClinic'te kısa bir nefes egzersizi kullanabilirsin; yapay zekâ rehberi terapist veya kriz hizmeti değildir.

Yeni hamile olan biri ne yapmalı?

Yeni hamileysen aile hekiminden ilk kontrol adımlarını öğrenmelisin. Aile sağlığı merkezinde “Testim pozitif çıktı, ilk kontrol için ne yapmalıyım?” diyebilirsin. Randevuya giderken son adet tarihini ve varsa test sonucunu yanında bulundurabilirsin. Kaygın yükselirse HelpClinic'te kısa bir günlük rutin açabilirsin.

HelpClinic

Her şey fazla mı geliyor?

Yakın tehlike altındaysan ya da intiharı düşünüyorsan, aşağıdaki uygun numarayı hemen ara. HelpClinic bir acil servis değildir.

Acil durum (Türkiye)

112

ALO 183: Şiddetle Mücadele Hattı

183

Bunlar HelpClinic’e ait değil, dışarıdan sunulan yardım hatlarıdır. 112 Türkiye’nin her yerinde geçerlidir. ALO 183 ücretsizdir ve 7/24 hizmet verir. Başka bir ülkedeysen, o ülkedeki yardım hatlarını findahelpline.com adresinde bulabilirsin.

Şimdi destek