
Gece üçte düşünceler hızlanınca kaygıyı yatıştırmak
Oku
Bir anda uyanıp zihninin bebeğin sağlığı, doğum, kendi yeterliliğin ya da ertesi gün hakkında peş peşe sorular ürettiğini fark edebilirsin. Ev sessizken bu düşünceler daha kesinmiş gibi gelebilir. Bedenindeki her duyumu açıklamaya, geçmişte söylediklerini yeniden incelemeye veya bütün geleceği yatakta çözmeye çalışma. İlk hedef uyumak da olmasın. Önce bulunduğun anı biraz daha taşınabilir hale getir. Rahat ettiğin biçimde kal, çeneni gevşet ve kendine, “Şu anda bir karar vermem gerekmiyor,” de.
Elini rahat hissettiğin bir yere koy ve derinliği zorlamadan nefes al: yumuşakça dörde kadar sayarak al, altıya kadar sayarak ver. Altı kez tekrarla. Saymak gerginliği artırıyorsa, saymayı bırak. Yalnızca her nefes verişin alışından biraz uzun sürsün. Nefesi düzeltmeye uğraştığını fark edersen, “Mükemmel nefes almam gerekmiyor,” diyebilirsin. Rahatlama hemen gelmese bile nefesi zorlamadan sürdür. Zorlanıyorsan ara ver ve dikkatini elinin temas ettiği yere getir.
Ardından düşünceden bir adım geri çekilmeyi dene. “Bir şeyler yolunda değil” yerine içinden, “Bir şeylerin yolunda olmadığı düşüncesi aklımda,” de. Duyguyu da kısa ve doğrudan adlandır: “Bu kaygı.” Başka cümleler de kullanabilirsin: “Şu anda korktuğumu fark ediyorum.” “Zihnim sabaha kadar cevap bulmam gerektiğini söylüyor.” “Bu düşünce tıbbi bir bilgi değil.” Düşünceyle tartışman, onu kanıtlaman veya ortadan kaldırman gerekmiyor. Yalnızca zihninde olup bitenle doğrulanmış bilgi arasına biraz mesafe koyuyorsun.
Şimdi yalnızca bir endişeyi ve bir sabah eylemini yaz. Telefonuna ya da bir kağıda, “Endişem şu:” diye başlayıp tek cümle kur. Altına, “Sabah yapacağım şey şu:” yaz. Bu, ebeni aramak ya da randevuda bir soru sormak olabilir. Hazır bir mesaj gerekirse şunu kullan: “Geceleri bu düşünceyle uyanıyorum ve ne yapmam gerektiğini sizinle konuşmak istiyorum. Bana uygun olduğunuz zamanı söyler misiniz?” Yazdıktan sonra yeni bir liste açma. Telefonu bırak, dikkatini yastığın temasına ve bedeninin ağırlığına geri getir.
Yalnız yaşıyorsan veya yakınında ailen yoksa, önceden seçtiğin güvendiğin birine kısa bir mesaj gönderebilirsin: “Şu an kaygım yükseldi. Çözüm bulmana ihtiyacım yok. Uyanıksan birkaç dakika benimle kalır mısın?” Konuşmak istemiyorsan, “Cevap vermen yeterli, uzun konuşamayacağım,” diye ekle. İlk kişi cevap vermezse bunu reddedilme olarak yorumlamadan başka bir güvendiğin kişiye aynı mesajı gönder. Ailenle paylaşmak istemiyorsan mesajın başına, “Bunu aileme aktarmamanı istiyorum,” yaz. Yanında biri varsa ondan tavsiye değil, belirli bir yardım iste: “Lütfen ışığı açmadan yanımda otur ve sabah ebemi aramamı hatırlat.”
Nefes ve düşünceyi adlandırma ilk denemede işe yaramazsa, aynı şeyi daha sert biçimde tekrarlama. Oturur duruma geç, ayaklarının temasını fark et ve gördüğün bir nesneyi sessizce tarif et. Sonra yeniden şu sıraya dön: duyguyu adlandır, tek endişeyi seç, sabah eylemini belirle. Kendine, “Bu deneme henüz rahatlatmadı. Şimdi bir sonraki küçük adıma geçiyorum,” de. Vardiyalı çalışıyorsan bu planı saate göre değil, ana uyku zamanına göre uygula. Bebek de uyanıksa önce o anda yapman gereken işe odaklan, düşünceyi çözme işini sabah eylemine bırak.
Ebenle veya sağlık ekibinle konuşurken ne olduğunu somut biçimde anlat. Ne zaman uyandığını, aklından geçen cümleyi, bedeninde ne fark ettiğini, yeniden dinlenmenin zorlaşıp zorlaşmadığını ve ertesi gün neleri yapmakta zorlandığını söyle. Şu mesaj hazır kullanılabilir: “Kaygıyla uyanıyorum. Nefesimi yavaşlatmayı ve düşünceyi adlandırmayı deniyorum, fakat tekrar oluyor ve günlük işlerimi etkiliyor. Bunu sizinle değerlendirmek istiyorum.” Paran yoksa, “Maddi imkanım yok. Erişebileceğim seçenekleri açıklar mısınız?” diye sor. Dil konusunda zorlanıyorsan cümleni önceden yaz ve görüşmede okuyabileceğini belirt. Gizlilik kaygın varsa doğrudan sor: “Aileme söylemeden konuşmak istiyorum.” “Kimse duymadan görüşebileceğimiz bir yol var mı?” “Eşimden gizli destek istemem gerekiyor.” “Gizlilik ilkesi burada nasıl uygulanıyor?”
Kaygı tekrar tekrar uykudan uyandırıyorsa, dinlenmeni engelliyorsa veya gündüz yemek hazırlamak, işe gitmek, bebeğinle ilgilenmek ya da randevuya hazırlanmak gibi yaptığın işleri belirgin biçimde zorlaştırıyorsa ebene veya sağlık ekibine haber ver. Düşünceleri adlandırmak hiç ara sağlamıyorsa ya da destek istemene rağmen geceleri tek başına baş etmekte zorlanıyorsan bunu da açıkça söyle. Endişe veren bedensel belirtilerde sağlık ekibinin önerisine uy. Acil ilgi gerekip gerekmediğinden emin değilsen, sana verilen tıbbi iletişim numarasını kullan. Ararken söylemek istediklerini unutacağından kaygılanıyorsan şu cümleyi yazıp oku: “Hamileyim veya yeni doğum yaptım. Şu anda fark ettiğim belirtileri anlatmak ve ne yapmam gerektiğini sormak için arıyorum.”





