
Sonuçları beklerken korkuyu hafifletmek
Oku
Sonuç beklerken telefonuna tekrar tekrar bakabilir, sessizliği kötü bir haber işareti gibi görebilir ya da sıradan bir bedensel hissi sonuçla ilişkilendirebilirsin. Gece uyandığında aynı ihtimaller zihninde dönebilir. Kendini her şeyin yoluna gireceğine ikna etmeye çalışma. Önce bulunduğun ana dönmeyi hedefle. Korkunun varlığını kabul etmek, zihnindeki her senaryoyu doğru kabul etmek anlamına gelmez.
5-4-3-2-1 topraklanmasını sırayla uygula. Görebildiğin beş şeyi adlandır. Dokunabildiğin dört yüzeye temas et. Üç sesi dinle. Fark edebildiğin iki kokuyu ve bir tadı söyle. Acele etme. Bir şey bulamazsan kusursuz yanıt arama. Hastane koridorundaysan sandalye, duvar ve ayak sesleri yeterlidir. Evdeysen fincanın sıcaklığına veya odadaki ışığa odaklanabilirsin. Her cevap arasında yavaşça nefes al ve bulunduğun yeri tekrar fark et.
Ardından yaşadığın duyguyu açıkça adlandır: "Bu, sonuçla ilgili korku; sonucun kendisi değil." Sonra yalnızca şu anda doğru olan bir cümle kur: "Şu an yatağımda uzanıyorum ve telefon elimde." Zihnin yeniden tahminlere giderse telefonunda iki başlık aç: "Bildiklerim" ve "Tahminlerim." Hastaneden sana gerçekten söylenenleri ilk başlığa yaz. "Kesin kötü bir şey çıkacak" gibi senaryoları ikinci başlığa koy. Bilmediğin bir şeyi doldurmaya çalışma.
Hastaneden gelen bildirimleri ne zaman kontrol edeceğine veya tedavi ekibini ne zaman arayacağına karar ver. Seçtiğin saati telefonuna yaz. Kontrol etme isteği daha erken gelirse kendine şunu söyle: "Saatimi belirledim. Şimdi bakmak bana yeni bilgi vermeyecek." Sonuçla ilgili soruları "Randevum için" başlıklı bir notta topla. Örneğin şunu yazabilirsin: "Bu sonuç neyi gösteriyor ve bundan sonra ne yapmam gerekiyor?" Sonuçları kendin yorumlama, tedavi ekibine sor.
İlk denemede korku azalmayabilir. Bu, alıştırmayı yanlış yaptığın anlamına gelmez. 5-4-3-2-1 çok uzun gelirse üç kısa dayanak seç: ayaklarının zemine temasını, gördüğün tek bir rengi ve duyduğun tek bir sesi adlandır. Sonra küçük ve belirli bir işe geç. Bir bardak su koymak, yüzünü yıkamak veya randevu notunu açmak yeterlidir. Zihin tekrar aynı senaryoya dönerse tartışmaya girme. "Bunu düşündüğümü fark ettim. Cevabı henüz bilmiyorum" deyip dayanaklarına dön.
Birinden destek istediğinde neye ihtiyacın olduğunu doğrudan söyle. Şu mesajı gönderebilirsin: "Sonucu beklerken korkum yükseliyor. Benden sonucu yorumlamanı istemiyorum. On dakika benimle konuşur musun?" Konuşmak istemiyorsan şöyle yaz: "Bugün ayrıntı anlatacak halde değilim. Akşam bana kısa bir mesaj göndermen iyi gelir." Karşındaki kişi hemen çözüm vermeye çalışırsa, "Şu an öneriden çok dinlenmeye ihtiyacım var" diyebilirsin. İlk kişi müsait değilse başka bir kişiye aynı açık isteği gönder.
Tek yaşıyorsan kontrol saatinde birinin telefonla yanında olmasını isteyebilirsin. Ailen yakında değilse güvendiğin bir arkadaşına veya tedavi ekibine ulaş. Vardiyalı çalışıyorsan sabit bir saat yerine uyandıktan sonra ya da vardiya bitiminde kontrol edeceğin tek bir zaman seç. Bütçen yoksa bunu saklamadan tedavi ekibine söyle ve hastanedeki psikolog, psikiyatri veya tıbbi sosyal hizmet seçeneklerini sor. Dil engeli varsa sorularını önceden kısa cümlelerle yaz ve şu ifadeyi kullan: "Sonucu anlamakta zorlanıyorum. Bana daha açık anlatabilir misiniz?" Yanında aile olmadan konuşmak istersen bunu da randevunun başında belirt.
Korku tekrar tekrar uykunu bölüyorsa, yemek hazırlamak, yıkanmak, işe gitmek veya randevuya hazırlanmak gibi gündelik işleri yapmanı engelliyorsa tedavi ekibine söyle. Görüşmede şu cümleyi kullanabilirsin: "Sonucu beklerken kaygım günlük hayatımı etkiliyor ve kendi başıma toparlayamıyorum. Psikolog, psikiyatri veya tıbbi sosyal hizmet birimine yönlendirilmek istiyorum." Mahremiyet kaygını da açıkça sorabilirsin: "Aileme söylemeden görüşebilir miyim?", "Kimse duymadan kiminle konuşabilirim?", "İş yerim öğrenir mi?" veya "Gizlilik ilkesi burada nasıl uygulanıyor?" İlk anlatışında anlaşılmadığını hissedersen, etkilenen işleri ve bunun kaç kez tekrarlandığını somut örneklerle yeniden anlat.






