HelpClinic

Yaş alırken günlük ve saygılı destek

Yaş alırken yalnızlık, sağlık yükü ve hafıza kaygısıyla başa çıkmak.

Yalnızlık, kronik hastalıkla yaşamak ve unutkanlık korkusu günün yükünü artırabilir. Kısa öz yardım egzersizleriyle duygularınızı adlandırabilir, enerjinize göre bir rutin kurabilir ve doğrulanmış bir uzmanla bireysel seans için randevu alabilirsiniz. Yapay zekâ rehberi terapist değildir, kriz hizmeti değildir ve bir krizi fark etmeyebilir.

Zor bir akşam için sükûnet

24/7
Sakinleşmeye yardımcı olan kısa bir egzersiz, 3 dakikada
bu kadar sürüyor
3 dk

Bugün enerjinize uygun küçük ve sakin bir adım seçin.

En sık konuşulan konular

  • Yalnızlık
  • Kronik hastalık
  • Hafıza kaygısı
  • Uyku
  • Kayıp ve emeklilik
Yalnız değilsiniz
Kendi hızınızda başlayın

Psikologlarla ve Lodz Tıp Üniversitesi ile birlikte geliştirildi.

Başlamayı kolaylaştıran kısa yazılar

Ev sessizleşince: yalnızlığı hafifletmek

Oku

Akşam yaklaşırken evdeki sesler azalıyorsa, telefon çalmadıysa veya konuşacak kimse yokmuş gibi geliyorsa, yalnızlık birden daha ağır hissedilebilir. Böyle bir anda ne yapmak istediğinizi bulmaya çalışmak da zor gelebilir. Kararı o ana bırakmayın. Sessizlik henüz ağırlaşmadan bir kâğıda ya da telefonunuza şu cümleyi yazın: “Akşam zor gelirse bu listeden en kolay olanı seçeceğim.” Listeyi görebileceğiniz yerde tutun.

Üç seçenekli bir sayfa hazırlayın: kısa bir sohbet, insanların arasında bulunmak ve sizi dünyayla bağlayan bir uğraş. Her başlığın altına yapabileceğiniz somut bir hareket yazın. Kısa sohbet için bir yakınınızı aramak, insanların arasında bulunmak için markete kadar yürümek, uğraş için bir çay eşliğinde bir programı dinlemek uygun olabilir. Seçenekleri isteğiniz varken hazırlayın. Zor akşamda yeniden düşünmeniz gerekmesin.

En küçük adımı seçin ve beş dakika kuralını kullanın. Telefon etmek ağır geliyorsa önce mesajı açın, kişinin adını seçin ve hazır cümleyi gönderin: “Bugün akşam sessiz geldi. Kısa bir sohbet için vaktiniz var mı?” Daha açık olmak isterseniz şunu yazabilirsiniz: “Bugün sesini duymak istedim. Uzun konuşmam gerekmiyor. Uygunsan beni arar mısın?” Karşı tarafın ne söyleyeceğini önceden tahmin etmeye çalışmayın. Sizin adımınız, teması başlatan cümleyi göndermektir.

Aramak istemiyorsanız, insanların toplandığı bir yerde beş dakika geçirin. Sonrasında dönebileceğinizi bilerek evden çıkın. Bir şey satın almanız gerekmez. Markete kadar yürüyebilir, apartmanın önünde oturabilir ya da tanıdık bir yüz gördüğünüz yerde kısa süre kalabilirsiniz. Evden çıkamıyorsanız listedeki uğraşa geçin: çayı hazırlayın, programı açın ve yalnızca başlamayı hedefleyin. Amaç hemen iyi hissetmek değil, yalnızlığı gerçek tek bir temasla kısa süreliğine de olsa bölmektir.

İlk aradığınız kişi cevap vermezse bunu akşamın sonucu saymayın. Şu mesajı bırakın: “Şimdi uygun olmayabilirsin. Müsait olduğunda bana haber verir misin?” Ardından listedeki yedek kişiye geçin veya insanların arasında bulunma seçeneğini kullanın. Buluşma ya da dışarı çıkma denemesi sizi yorarsa eve dönün ve daha hafif seçeneği seçin. Bir görüşme kısa kesilirse, “Bugün aradığın için teşekkür ederim. Başka bir gün yeniden konuşabilir miyiz?” diye sorun. İlk denemenin işe yaramaması, sıradaki küçük adımı iptal etmez.

Yalnız yaşıyorsanız listeyi telefonun yanında tutun ve teması sessizlik ağırlaşmadan başlatın. Yakında aileniz yoksa yalnızca aileyi düşünmeyin. Güvendiğiniz bir tanıdığa, komşuya veya uzun süredir konuşmadığınız birine aynı kısa mesajı gönderebilirsiniz. Vardiyalı çalışıyorsanız planı kendi boş saatinize göre kurun ve “Çalışma saatlerim değişiyor. Uygun olduğumda sana yazsam konuşabilir miyiz?” deyin. Paranız yoksa satın alma gerektirmeyen seçeneği seçin: yürümek, bir yerde kısa süre oturmak veya evdeki programı dinlemek. Dil engeli varsa mesajı önceden yazın: “Kendimi bu dilde anlatmakta zorlanıyorum. Yavaş ve kısa cümlelerle konuşabilir miyiz?”

Hafta için üç sabit nokta planlayın: bir telefon görüşmesi, bir dışarı çıkış ve paylaşılan bir etkinlik. Online seçenekler de olabilir. Günü ve saati yazın. Karşı taraf ulaşılamazsa diye bir yedek koyun. Belirsiz bir “görüşürüz” yerine şu cümleyi kullanın: “Gelecek hafta yine aynı gün ve saatte konuşmak ister misin?” Plan iptal edilirse boşluğu tamamen açık bırakmayın. Yedek kişiye yazın veya dışarı çıkışı listedeki başka bir zamana taşıyın. Her sabit noktadan sonra size kolay mı zor mu geldiğini kısa bir cümleyle not edin. Bir sonraki hafta daha yapılabilir olanı koruyun.

Yalnızlık hâlâ ezici geliyorsa ya da gündelik şeyleri yapma isteğinizi alıp götürüyorsa bunu gözünüzde küçültmeyin. Hazırladığınız seçeneklere tekrar tekrar bakıp hiçbirine başlayamıyorsanız, arama ve mesajları sürekli erteliyorsanız veya yemek hazırlamak, yıkanmak, giyinmek ve evden çıkmak gibi gündelik işler aksıyorsa hekiminize, bir psikoloğa veya güvendiğiniz birine söyleyin. Konuşmaya şu cümleyle başlayabilirsiniz: “Son zamanlarda yalnızlık günlük işlerimi yapmamı zorlaştırıyor. Bunu sizinle konuşmak istiyorum.” Söylemek zor gelirse bu cümleyi yazılı olarak gösterin. Yumuşak akşam planınızı HelpClinic içinde de tutabilir, görüşmeden önce anlatmak istediklerinizi hazırlayabilir ve görüşmeden sonra aklınızda kalanları yazabilirsiniz.

Kronik hastalık ve kötüleşen sağlıkla günlük yaşam

Oku

Sabah uyandığınızda ağrı, yorgunluk veya yaklaşan bir randevu daha yataktan kalkmadan aklınıza gelebilir. Bir sağlık sorununun kötüleşip kötüleşmediğini düşünmek, farklı günlerde farklı miktarda enerjiye sahip olmak ve eskiden tek başınıza yaptığınız bazı işler için yardım istemek duygusal olarak yorabilir. Yaş ilerledikçe birden fazla sağlık sorunuyla aynı anda yaşamak da mümkündür. Bütün haftayı bir kerede çözmeye çalışmayın. Önce bugün yapılması gerekenleri, bekleyebilecek işleri ve hekiminize sorulacak konuları birbirinden ayırın.

Bir sayfayı üç bölüme ayırın: bugün gerekli olanlar, yardım isteyebilecekleriniz ve bekleyebilecekleriniz. Bugün gerekli olanlara randevuya hazırlanmak veya yemek gibi doğrudan işleri yazın. Yardım bölümüne ulaşım, alışveriş ya da bir telefon görüşmesi gibi başkasından isteyebileceğiniz somut işleri ekleyin. Bekleyebilecekler bölümüne o gün gücünüzü tüketmeden erteleyebileceğiniz işleri koyun. Sabah enerjiniz düşükse planın en küçük biçimini seçin. Gün içinde durumunuz değişirse sırayı değiştirebilirsiniz; bu, planın işe yaramadığı anlamına gelmez.

Yardım kabul etmek bazen bağımsızlığınızı kaybediyormuşsunuz veya birine yük oluyormuşsunuz gibi hissettirebilir. İhtiyacınızı genel bir özürle değil, sınırları belli bir istekle anlatın: "Bu hafta hastane randevusuna giderken bana eşlik edebilir misiniz?" veya "Alışveriş listesindeki ağır şeyleri taşımama yardım eder misiniz?" Ne kadar yardım istediğinizi de söyleyebilirsiniz: "Bu kısmı kendim yapmak istiyorum, yalnızca şu işte desteğe ihtiyacım var." Karşınızdaki kişi hemen müsait değilse, "Hangi gün size uygun olur?" diye sorun. Belirli bir yardım istemek, hem sizin seçiminizi hem de diğer kişinin verebileceği desteği görünür kılar.

Aile hekimi görüşmesinden önce duygusal yükü de notlarınıza ekleyin. Hangi günlerde ağrı veya yorgunluk nedeniyle günlük planınızın değiştiğini, randevu kaygısının uykunuzu veya insanlarla temasınızı nasıl etkilediğini ve hangi işleri yaparken yardıma ihtiyaç duyduğunuzu somut biçimde yazın. Görüşmeye şu cümleyle başlayabilirsiniz: "Sağlığımdaki değişikliklerin ne anlama geldiğini size sormak istiyorum. Bunun yanında kaygı ve yorgunluk günlük düzenimi de etkiliyor." Sorularınızı öncelik sırasına koyun: "Hangi değişiklikleri size bildirmeliyim?", "Günlük planımı kurarken nelere dikkat etmeliyim?" ve "Anlamadığım açıklamayı yeniden anlatır mısınız?" Tıbbi durumunuz, hareket veya ilaçlarla ilgili sorularınızı hekiminize sorun.

İlk plan gün ortasında bozulursa kalan işleri aynı biçimde sürdürmeye zorlanmayın. Enerjiniz azaldığında işi küçültün, başka zamana taşıyın veya yardım bölümüne alın. Yardım istediğiniz kişi cevap vermezse bunu ihtiyacınızın gereksiz olduğu şeklinde yorumlamayın. Başka bir kişiye, "Bugün bu işi tek başıma yapmakta zorlanıyorum. Kısa süreli yardım edebilir misiniz?" diye sorun. Randevuda söylemek istediklerinizi aktaramadıysanız notunuzu yeniden düzenleyip bir sonraki temasta gösterin. "Geçen görüşmede bunu anlatamadım. Günlük hayatımdaki etkisini şimdi açıklamak istiyorum," cümlesi konuya yeniden dönmenizi sağlar.

Sağlığınızdaki bir değişikliğin önemli, tehlikeli veya beklenen bir durum olup olmadığına kendiniz karar vermeye çalışmayın; aile hekiminize sorun. Ağrı, yorgunluk veya hareket güçlüğü nedeniyle yemek hazırlamak, kişisel bakım, ev işleri, dışarı çıkmak ya da randevuları takip etmek eskisine göre zorlaştıysa bu gözlemleri görüşmeye taşıyın. Kaygı günün büyük kısmını kaplıyor, randevuları sürekli ertelemenize yol açıyor veya insanlarla temasınızı belirgin biçimde azaltıyorsa bir psikologla görüşmek için randevu almayı da düşünebilirsiniz. Başlangıç cümleniz şu olabilir: "Sağlık sorunlarımın duygusal yükü günlük hayatımı etkiliyor ve bununla nasıl başa çıkabileceğimi konuşmak istiyorum."

Haftanın sonunda hangi planın enerjinize uyduğuna, hangi yardımın gerçekten işinizi kolaylaştırdığına ve hangi sorunun hâlâ hekiminize sorulması gerektiğine bakın. Kendinizi ne kadar güçlü veya bağımsız hissettiğinizi puanlamayın. Bunun yerine gözlenebilir bir değişiklik yazın: "Randevu notumu hazırladım", "Yardım isteğimi açık söyledim" veya "Yorulduğumda işi erteledim." Sağlıkla ilgili cevabı kendi gözlemlerinizden çıkarmayın; notlarınızı aile hekiminizle paylaşın. HelpClinic içinde duygularınızı adlandırabilir, randevuda söyleyeceklerinizi hazırlayabilir ve yapay zekâ rehberiyle günlük bir rutin oluşturabilirsiniz.

Unutkanlık korkusu: aile hekimiyle konuşmaya hazırlanmak

Oku

Anahtarınızı bulamadığınızda, yakın zamanda konuşulan bir ayrıntıyı hatırlayamadığınızda veya tanıdık bir işi yaparken sırayı karıştırdığınızda aklınıza hemen demans gelebilir. Korku arttıkça aynı olayı tekrar tekrar düşünmek ve her unutmayı bir işaret gibi görmek kolaylaşır. O anda kendinize teşhis koymaya çalışmayın. Önce olanı tek cümleyle yazın: "Anahtarı her zamanki yerinde bulamadım ve aramak uzun sürdü." Ardından o gün için gereken pratik işi tamamlayın. Sağlıkla ilgili anlamını aile hekiminizle konuşmak üzere notu saklayın.

Hafıza değişikliklerinin birçok nedeni olabilir ve hafıza sorunu yaşamak mutlaka demans olduğunuz anlamına gelmez. Demans da yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değildir. Stres, kaygı veya çökkünlük, uyku sorunları, başka sağlık sorunları, bazı ilaçların yan etkileri, alkol veya uyuşturucu kullanımı ve beslenme yetersizlikleri gibi olası nedenleri hekim değerlendirebilir. Bunlardan hangisinin sizin için geçerli olduğuna bir listeye bakarak karar vermeyin. İlaçlarınızla ilgili sorularınızı hekiminize sorun.

Bu hafta küçük bir gözlem sayfası hazırlayın. Sayfanın başına "Ne oldu, nerede oldu, günlük işimi nasıl etkiledi?" yazın. Yakın zamanda olan bir olayı unutmak, bir eşyayı yanlış yere koymak, tanıdık bir yerde karışıklık yaşamak, zamanı takip edememek, konuşmayı izlemekte veya kelime bulmakta zorlanmak gibi gerçek bir olay olduğunda kısa bir kayıt ekleyin. Yalnızca hatırladığınızı yazın; boşlukları tahminle doldurmayın. Bu sayfa bir test, kontrol listesi veya puanlama değildir. Amacı, aile hekiminize yaşadığınız somut durumu kendi sözlerinizle anlatmaktır.

Her kayda olayın günlük hayatınızda neyi değiştirdiğini ekleyin. Örneğin, "Randevunun gününü karıştırdım ve yeniden arayıp sordum", "Konuşurken kelimeyi bulamadım ve cümleyi tamamlamakta zorlandım" veya "Tanıdık yolu karıştırınca durup yardım istedim" diyebilirsiniz. Bir başkasının fark ettiği bir durum varsa onun sözünü de açıkça ayırın: "Arkadaşım aynı soruyu yeniden sorduğumu söyledi." Kendinizi sınamak için bilerek zor görevler, bulmacalar veya hafıza alıştırmaları yapmanız gerekmez. Bu etkinlikler, demansı önlediği, yavaşlattığı veya tedavi ettiği düşüncesiyle kullanılmamalıdır.

Aile hekiminden randevu isterken ayrıntılı bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz. "Son zamanlarda tekrarlayan unutkanlıklar beni kaygılandırıyor. Not aldığım birkaç olayı sizinle konuşmak istiyorum," diyebilirsiniz. Görüşmede önce sizi en çok etkileyen örneği anlatın, sonra notlarınızı gösterin. Şu soruları açıkça sorun: "Bu değişikliklerin olası nedenlerini nasıl değerlendireceksiniz?", "Size başka hangi gözlemleri anlatmam yararlı olur?" ve "Bundan sonraki adımı yeniden açıklar mısınız?" Bir tıbbi açıklamayı anlamadıysanız tahmin yürütmeyin; hekiminizden daha sade sözlerle tekrar etmesini isteyin.

Unutkanlık tekrarlanıyorsa veya randevuları takip etmek, tanıdık işleri yapmak, konuşmaları izlemek, karar vermek ya da bildiğiniz yerlerde yönünüzü bulmak gibi günlük durumları etkiliyorsa aile hekiminizle konuşun. Ani kafa karışıklığı yaşarsanız da bunu hekiminize bildirin. Bunun nedenini, ne kadar ciddi olduğunu veya nasıl ilerleyeceğini kendiniz belirlemeye çalışmayın. Korku nedeniyle sürekli kontrol yapıyor, insanlardan uzaklaşıyor veya gündelik işlerinize başlayamıyorsanız duygusal yükü de görüşmede söyleyin: "Unutkanlığın yanında demans korkusu da günlük düzenimi etkiliyor."

Görüşmeden sonra size söylenenleri kendi sözlerinizle yazın ve anlamadığınız kısmı yeniden sorun. Yeni bir gözlem olduğunda yalnızca ne olduğunu ve günlük etkisini ekleyin; kendinize puan vermeyin, sonucu adlandırmayın. Bulmacaları, günlük rutinleri veya öz yardım egzersizlerini hafızayla ilgili bir hastalığı önlemek ya da tedavi etmek amacıyla kullanmayın. Bunları yalnızca kaygı yükseldiğinde sakinleşmek veya randevu hazırlığını düzenlemek için seçebilirsiniz. HelpClinic duygularınızı adlandırmanıza, aile hekiminize söyleyeceklerinizi hazırlamanıza ve yapay zekâ rehberiyle günlük bir rutin oluşturmanıza yardımcı olabilir.

Kendini mutsuz ve yalnız hissetmek ne anlatır?

Oku

Kendinizi mutsuz ve yalnız hissettiğinizde günün tamamı ağırlaşabilir. Telefonun çalmaması, evin sessizliği, sağlıkla ilgili bir kaygı, bir kayıp veya yakınlarınızın kendi hayatlarıyla meşgul olması bu duyguyu artırabilir. Bazen insanlar yanınızdayken bile anlaşılmadığınızı hissedebilirsiniz. Bu duygu o anda bağa, dinlenmeye veya anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunuzu gösterebilir, fakat tek başına ne yaşadığınızı açıklamaz. Önce şunu sorun: “Bugün beni en çok zorlayan şey neydi?” Cevabınız yoksa bedensel yorgunluk, bir kişiyle aranızdaki uzaklık ve uzun süredir hiçbir şeyden zevk alamama ihtimallerini ayrı ayrı düşünün.

Kısa bir durum kontrolünü belirli bir sırayla yapın. Önce son kez ne zaman yemek yediğinizi ve su içtiğinizi düşünün. Ardından rahatça dinlenip dinlenmediğinize, dışarı çıkıp çıkmadığınıza ve biriyle açıkça konuşup konuşmadığınıza bakın. Her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışmayın. Eksik olanlardan bugün en kolay karşılanabilecek olanı seçin. Küçük bir öğün hazırlayabilir, pencere önünde birkaç dakika oturabilir, üstünüzü değiştirip yüzünüzü yıkayabilir veya tanıdık bir kişiye mesaj gönderebilirsiniz. Sonra nasıl hissettiğinizi yeniden değerlendirin. Amaç yalnızlığı hemen yok etmek değil, o anki yükünüze küçük ve somut bir karşılık vermektir.

Birine ulaşmak istiyorsanız ne beklediğinizi açıkça söylemek konuşmayı kolaylaştırabilir. “Bugün iyi değilim. Bana çözüm önermenden çok biraz eşlik etmeni istiyorum” diyebilirsiniz. Telefon etmek zor geliyorsa şu mesajı gönderebilirsiniz: “Bugün kendimi yalnız hissediyorum. Uygun olduğunda beni arar mısın?” Daha kısa bir temas için, “Müsaitsen sesini duymak istedim, beş dakika konuşabilir miyiz?” cümlesini kullanabilirsiniz. Konuşma sırasında nasihat duymak istemiyorsanız, “Şimdilik ne yapmam gerektiğini konuşmayalım. Beni biraz dinlemen yeterli” demeniz mümkündür. Ne istediğinizi söylemek, karşı tarafın size nasıl eşlik edebileceğini anlamasına yardım eder.

İlk aradığınız kişi cevap vermeyebilir veya konuşacak durumda olmayabilir. Bunu değersiz olduğunuzun kanıtı gibi yorumlamak yerine ikinci bir adım belirleyin. Başka bir kişiye aynı mesajı gönderin, daha sonra konuşmak için saat sorun veya insanların bulunduğu tanıdık bir ortama gidin. Şöyle yazabilirsiniz: “Şu an uygun olmadığını anlıyorum. Bugün konuşabileceğimiz bir saat var mı?” Aldığınız cevap sizi incitirse hemen uzun bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz. Telefonu bırakın, temel ihtiyacınızı karşılayın ve kimin daha sakin dinleyebileceğini düşünün. Bir denemenin sonuç vermemesi, temas ihtiyacınızın yanlış olduğu anlamına gelmez.

Yalnız yaşıyorsanız temas için kötü hissettiğiniz anı beklememek yararlı olabilir. Bir yakınınızla belirli günlerde kısa konuşmak üzere anlaşabilir veya gün içinde uğrayabileceğiniz tanıdık bir yeri seçebilirsiniz. Yakında aileniz yoksa akraba dışındaki güvenilir kişileri düşünün. “Ailem yakında değil. Ara sıra konuşabileceğim birine ihtiyacım var. Sana uygun olan zamanları söyler misin?” diyebilirsiniz. Vardiyalı çalışıyorsanız herkesin uygun olduğu saatlere yetişmeye çalışmak yerine kendi dinlenme zamanınızı yazın: “Benim saatlerim değişiyor. Bu hafta şu vakitte konuşabilir miyiz?” Konuşmak istemediğiniz günlerde bile kısa bir mesajla bağlantıyı tamamen kesmeyebilirsiniz.

Maddi imkânınız kısıtlıysa önce para gerektirmeyen küçük adımları seçin. Birini aramak, kısa bir mesaj göndermek, evin dışında tanıdık bir yerde oturmak veya aile hekiminize yaşadıklarınızı anlatmak başlangıç olabilir. Dili kullanmakta zorlanıyorsanız görüşmeden önce kısa bir not hazırlayın. “Son zamanlarda kendimi mutsuz ve yalnız hissediyorum. Günlük işlerimi yapmakta zorlanıyorum. Bunu anlatırken kelime bulmakta güçlük çekiyorum” diye yazabilirsiniz. Bu notu okuyabilir veya gösterebilirsiniz. Yanınızda güvendiğiniz birinin bulunmasını istiyorsanız bunu önceden sorun. Gizlilik konusunda kaygınız varsa, paylaşacağınız bilgilerin nasıl ele alınacağını doğrudan ilgili uzmana sorun.

Duygunun ne zaman ağırlaştığını görmek için birkaç durumu karşılaştırın. Akşamları mı artıyor, hastalık sonrası mı belirginleşiyor, belirli bir haberden veya konuşmadan sonra mı başlıyor? Konuşmak istemediğiniz bir günde bile bunu kısa biçimde kaydedebilirsiniz: “Akşam ev sessizleşince yalnızlık arttı” veya “Bugün kimseyle konuşmayınca yemek hazırlamak zor geldi.” Ertesi gün aynı saatte küçük bir temas planlayın. İşe yaramazsa zamanı, kişiyi veya temas biçimini değiştirin. Telefon görüşmesi ağır geliyorsa mesaj gönderin. Evden çıkmak zor geliyorsa pencere önünde oturup bir yakınınızdan sizi aramasını isteyin. Böylece hangi desteğin gerçekten ulaşılabilir olduğunu daha açık görebilirsiniz.

Mutsuzluk ve yalnızlık uzun sürüyorsa, art arda günlerde kişisel bakımınızı veya yemek hazırlamayı aksatıyorsanız, insanlardan giderek daha fazla uzaklaşıyorsanız ya da hayattan aldığınız zevk belirgin biçimde azalıyorsa bir uzmanı sürece katın. Bedensel yakınmalarınız veya sağlıkla ilgili kaygılarınız varsa bunların anlamını kendiniz çıkarmaya çalışmayın, aile hekiminize sorun. Aile hekiminizle konuşabilir, Sağlıklı Hayat Merkezi’nden psikososyal destek isteyebilir veya MHRS üzerinden Ruh Sağlığı ve Hastalıkları randevusu alabilirsiniz. Görüşmede şu cümleyle başlayabilirsiniz: “Ne olduğunu adlandırmakta zorlanıyorum, fakat yalnızlık günlük bakımımı ve insanlarla ilişkimi etkiliyor.” Kendinize zarar vermekten korkuyorsanız yalnız kalmayın ve beklemeden sağlık uzmanına veya acil desteğe ulaşın. HelpClinic terapi ya da tedavi değildir; öz yardım araçları, seanslar arasında yapay zeka destekli rutinler ve bir uzmana erişim sunar. Yapay zeka rehberi terapist veya kriz hizmeti değildir.

Birini kaybettikten sonra her gün için yumuşak adımlar

Oku

Bir kayıptan sonra sabahın nerede başlayıp akşamın nerede bittiği belirsizleşebilir. Uyanmak, yemek hazırlamak, telefonu açmak veya biriyle konuşmak beklenmedik ölçüde zor gelebilir. Bazı anlarda yoğun bir özlem duyarken başka bir anda hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz. Gününüzü düzeltmeye çalışmak yerine ona temel bir biçim verin. Sabah, gündüz ve akşam için birer yumuşak dayanak seçin. Bunlar başa çıkıp çıkmadığınızı ölçmez. Yalnızca sıradaki küçük işi görünür hâle getirir.

Sabah dayanağı perdeleri açmak ve su içmek olabilir. Gündüz dayanağı benzer bir saatte basit bir öğün yemektir. Akşam dayanağı ise ertesi sabah giyeceğiniz kıyafeti hazırlamak olabilir. Önce yapması en kolay olanı seçin. Gereken şeyi gözünüzün önüne koyun ve zamanı geldiğinde yalnızca o adımı tamamlayın. Ardından kendinize, “Şimdilik yapmam gereken buydu,” deyin. Bir dayanağı kaçırırsanız günü başarısız saymayın. Sonrakine geçin veya işi daha da küçültün.

Bir yas dalgası geldiğinde önce durup olanı adlandırın: “Şimdi özlem çok güçlü,” “Şu anda içim boşalmış gibi,” veya “Bu anı beni sarstı.” Ayaklarınızı yere koyun ve bir dakika boyunca nefes verişinizi uzatın. Sonra neye ihtiyacınız olduğunu seçin. Bir anıyla kısa süre kalabilir, birini arayabilir veya önünüzdeki basit işi bitirebilirsiniz. Nefese odaklanmak sizi daha huzursuz ederse zorlamayın. Ayaklarınızın yere temasını hissedin, elinizdeki bir nesneye bakın ve bulunduğunuz yeri kendi kendinize tarif edin.

Birine ulaşmak istediğinizde ne söyleyeceğinizi bulmak zor olabilir. Hazır bir cümle kullanın: “Bugün seni özledim ve bir ses duymaya ihtiyacım var. Müsait olduğunda beni arar mısın?” Çözüm istemiyorsanız bunu açıkça söyleyin: “Şu anda öğüt istemiyorum. Biraz beni dinleyebilir misin?” Konuşacak gücünüz yoksa şu mesaj yeterlidir: “Bugün zorlanıyorum. Cevap yazmak zorunda değilsin, sadece bunu biriyle paylaşmak istedim.” Karşınızdaki kişi konuyu değiştirdiğinde, “Bunu konuşmak benim için önemli. Biraz daha burada kalabilir miyiz?” diyebilirsiniz.

Kaybettiğiniz kişiyle bağınız için kısa bir zaman ayırabilirsiniz. Bir fotoğrafa bakın, bir anıyı yazın veya o kişiyi kendi inancınıza uygun biçimde anın. Başlamadan önce sonrasında ne yapacağınızı belirleyin. Fotoğrafı yerine koymak, yüzünüzü yıkamak, bir şeyler yemek veya akşam dayanağınıza dönmek geçişi kolaylaştırabilir. Anılar beklediğinizden ağır gelirse o gün devam etmek zorunda değilsiniz. “Şimdi ara veriyorum. Buna başka bir zaman dönebilirim,” deyip bulunduğunuz odaya ve sıradaki ihtiyacınıza yönelin.

İlk denemeniz işe yaramazsa yöntemi değiştirin. Aradığınız kişi cevap vermediyse kısa bir mesaj bırakın ve ulaşabileceğiniz başka birini düşünün. Kimseyle konuşmak istemiyorsanız kapının önüne çıkmak, pencereyi açmak veya basit bir öğün hazırlamak gibi doğrudan bir işe dönün. Seçtiğiniz dayanak fazla büyük geldiyse küçültün. Öğün hazırlayamıyorsanız hazır olan bir şeyi önünüze koyun. Kıyafet seçemiyorsanız temiz bir parçayı görünür bir yere bırakın. Amaç iyi hissetmeye zorlanmak değil, o anı geçirecek bir sonraki adımı bulmaktır.

Yalnız yaşıyorsanız ulaşabileceğiniz kişilerin adlarını telefonunuzda kolay görülen bir yere yazın ve kullanabileceğiniz mesajı önceden hazırlayın. Yakında aileniz yoksa bir arkadaş, komşu veya eski bir iş arkadaşından belirli bir şey isteyin: “Bu akşam beni arayıp nasıl olduğumu sorabilir misin?” Vardiyalı çalışıyorsanız dayanakları saate göre değil, uyanma, yemek ve uyku öncesine göre yerleştirin. Paranız yoksa bunu uzmandan saklamayın: “Desteğe ihtiyacım var fakat ödeme yapamıyorum. Bana uygun bir seçeneği nasıl sorabileceğimi anlatır mısınız?” Dil engeli varsa söylemek istediklerinizi yazıp gösterin: “Görüşmenin dilinde zorlanıyorum. Lütfen yavaş ve kısa cümlelerle konuşur musunuz?”

Yemek hazırlayamıyor, su içemiyor, yıkanamıyor, gerekli günlük işlerinizi sürdüremiyor veya evde tek başınıza kalmaktan korkuyorsanız bir uzmanla görüşün. Ne yaşadığınızı açıklamak için şu cümleyi kullanabilirsiniz: “Kayıptan sonra temel ihtiyaçlarımı karşılamakta zorlanıyorum. Ne yapmam gerektiğini size sormak istiyorum.” Görüşme ayarlamak, konuşmak veya anlatmak mümkün gelmiyorsa güvendiğiniz birinden yanınızda durmasını ve ilk teması kurmanıza yardım etmesini isteyin. Acı dayanılmaz hâle gelirse ya da kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız beklemeyin. “Kendime zarar verme düşüncem var. Şu anda acil yardıma ihtiyacım var,” diyerek acilen uzman ya da acil yardım desteği alın.

Huzursuz geceler: daha iyi uyumanın basit yolları

Oku

Huzursuzluk yatağa girmeden önce başlayabilir. Ev sessizleşince sağlıkla ilgili bir düşünce büyüyebilir, ertesi gün yapılacak bir iş akla takılabilir veya uyuyamama korkusu ortaya çıkabilir. Bazen kişi yorgundur ama zihni hâlâ günün içindedir. Böyle bir gecede ilk hedef hemen uyumak değildir. Yapılacak şey, her akşam tekrarlanabilecek basit bir sıra oluşturmaktır. Sıranın kusursuz olması gerekmez. Aynı birkaç adımı mümkün olduğunca benzer biçimde uygulamak yeterlidir.

Uyumayı düşündüğünüz saatten yaklaşık yarım saat önce başlayın. Önce ışıkları kısın ve haberleri kapatın. Sabah giyeceğiniz kıyafeti, gözlüğünüzü, anahtarınızı veya yapmanız gereken işin notunu hazırlayın. Böylece yatağa girdikten sonra bunları yeniden düşünmeniz gerekmez. Ardından kendinize kısa bir cümle söyleyin: “Bugünlük yapabileceklerimi yaptım. Geri kalanına sabah bakacağım.” Her gece aynı sırayı izlemek zor geliyorsa üç basamak seçin: ışıkları kısın, sabah için hazırlık yapın, sessiz bir uğraşa geçin.

Sessiz uğraş kolay ve güvenli olmalıdır. Bir kitaptan birkaç sayfa okuyabilir, yumuşak müzik dinleyebilir veya güvenli bir pozisyonda hafifçe esneyebilirsiniz. Bunlardan biri sizi rahatsız ederse başka birini seçin. Amaç uğraşı bitirmek veya başarı göstermek değildir. Uykunun geldiğini fark ettiğinizde kitabı kapatın, müziği durdurun ve yatağa gidin. Henüz uykunuz yoksa kendinizi yatağa girmeye zorlamayın. Sessiz uğraşa biraz daha devam edin.

Sağlık, para, aile veya ertesi günle ilgili düşünceler geri geldiğinde koltuğunuzun yanında bir sayfa bulundurun. Önce endişeyi kısa biçimde yazın. Altına sabah atılacak tek adımı ekleyin: “Reçete: kahvaltıdan sonra ara”, “Randevu: sabah bilgi iste” veya “Ailem: öğleden sonra konuş.” Sonra sayfayı kapatıp şunu söyleyin: “Bunu gece çözmek zorunda değilim. Sabah ilk adıma bakacağım.” Ardından yavaşça altı kez nefes alıp verin. Nefes verişinizi alışınızdan biraz uzun tutun. Düşünce yeniden gelirse onunla tartışmayın. “Bu konu sayfada” deyip sessiz uğraşa dönün.

İlk deneme işe yaramazsa saati tekrar tekrar kontrol etmeyin. Uzun süre uyanık kaldığınızı ve gerginliğinizin arttığını fark ederseniz dikkatlice kalkın. Ayağınızı görebileceğiniz kadar ışık olan güvenli bir yerde oturun ve daha önce seçtiğiniz sessiz uğraşa dönün. Yeniden uykunuz geldiğinde yatağa geçin. Kalkmak size güvenli gelmiyorsa kalkmayın. Işığı açın, rahatça oturun ve uğraşı bulunduğunuz yerde sürdürün. Aynı işlemi bir gecede yeniden yapmanız gerekebilir. O gece uyku gelmese bile ilaçlarınızı veya kullanım saatlerini danışmadan değiştirmeyin.

Yalnız yaşıyorsanız akşam hazırlığına ulaşılabilir bir telefon ve sabah aranacak kişinin adını ekleyebilirsiniz. Yakında aileniz yoksa güvendiğiniz bir arkadaşınıza veya komşunuza şu mesajı gönderin: “Bu gece biraz huzursuzum. Sabah uygun olduğunda beni arar mısın?” Konuşmak istemiyor ama bir ses duymaya ihtiyaç duyuyorsanız bunu da açıkça yazabilirsiniz: “Bir çözüm bulmana gerek yok. Birkaç dakika konuşmak bana iyi gelir.” Kimseye o anda ulaşamazsanız endişe sayfasına sabah kiminle iletişim kuracağınızı yazın ve gece için seçtiğiniz sıraya geri dönün.

Vardiyalı çalışıyorsanız “akşam rutini” sizin için günün saatine değil, uyumadan önceki yarım saate karşılık gelir. Eve hangi saatte gelirseniz gelin aynı kısa sırayı kullanın. Para harcamanız gerekmez. Elinizdeki bir kitap, sevdiğiniz sakin bir müzik veya bir kâğıt yeterlidir. Hekiminizle aynı dili rahat konuşamıyorsanız önceden kısa bir metin hazırlayın: “Geceleri uzun süre uyanık kalıyorum. Uykusuzluğum sürüyor ve ne yapmam gerektiğini anlamak istiyorum. Lütfen yavaş ve açık anlatır mısınız?” Anlamadığınız bir bölüm olduğunda, “Bunu daha basit sözlerle tekrar eder misiniz?” diye sorun.

Uykusuzluk sürüyorsa, önceye göre kötüleşiyorsa veya ağrı, nefes almada zorluk ya da gündüz aşırı uyku hâli eşlik ediyorsa hekiminizle konuşun. Görüşmeden önce birkaç kısa gözlem hazırlayın: yatağa girdiğinizde ne olduğu, uzun süre uyanık kalıp kalmadığınız, geceleri kaç kez rutine dönmek zorunda kaldığınız ve gündüz aşırı uyku hâli yaşayıp yaşamadığınız. Şöyle başlayabilirsiniz: “Uykusuzluğum devam ediyor ve günlük düzenimi etkiliyor. Geceleri yaptıklarımı anlatmak ve ne yapmam gerektiğini sormak istiyorum.” Ağrı veya nefes almada zorluk varsa bunu görüşmenin başında açıkça söyleyin. İlaçlarınız ya da kullanım saatleri hakkında bir değişiklik düşünüyorsanız önce hekiminize sorun.

Emeklilikte yeni bir bölümde anlam ve ritim bulmak

Oku

Emeklilikten sonra sabah kalkınca nereye gideceğinizi, kiminle konuşacağınızı veya günün ne zaman tamamlanmış sayılacağını kestirmek zor olabilir. İşin verdiği yapı kalkınca boş ajanda bazen rahatlık, bazen amaçsızlık getirir. Ev sessizse, yakın çevreniz çalışıyorsa veya sağlık kaygıları plan yapmayı zorlaştırıyorsa günler birbirine benzeyebilir. Her saati doldurmayın. Önce size iyi bir günün nasıl göründüğünü sorun: temas, işe yarar bir uğraş, hareket ve dinlenme.

Bir kağıdı üç bölüme ayırın. İlişkiler, öğrenme, başkalarına özen, hareket veya yaratıcılık arasından sizin için önemli üç yön seçin. Her bölümün altına bu hafta tamamlanabilecek küçük bir adım yazın. "İlişkiler" için birini aramak, "öğrenme" için merak ettiğiniz bir konuyla ilgilenmek, "yaratıcılık" için yarım kalmış bir işe yeniden dokunmak yeterlidir. Adım gözünüzde büyüyorsa küçültün: "Kitabı bitireceğim" yerine "Kitabı açıp kaldığım yeri bulacağım" yazın.

Ardından dört öğeli bir hafta kurun: başka biriyle temas, pratik bir iş, becerinize uygun bir hareket ve yükümlülüksüz zaman. Her birine belirli bir gün verin, aralarda boşluk bırakın. Örneğin: salı bir telefon, çarşamba alışveriş, perşembe bir yürüyüş ve cuma hedefsiz müzik. Planı görebileceğiniz bir yere koyun. Ritim sizi desteklemeli, yönetmemeli; beklenmedik bir gün olduğunda yerini değiştirebilmelisiniz.

Temas günü için önce konuşması kolay birini seçin ve isteğinizi açıkça yazın. "Bu hafta sesini duymak istedim. Salı günü seni arasam uygun olur mu?" ya da "Birlikte kısa bir yürüyüş yapmak ister misin? Bana uygun olduğun günü söyler misin?" diyebilirsiniz. Uzun bir buluşma istemiyorsanız bunu da belirtin: "Bugün uzun konuşacak gücüm yok, ama kısa bir selamlaşma bana iyi gelebilir." Karşı tarafın plan yapmasını beklemek yerine ne istediğinizi ve ne zaman uygun olduğunuzu söyleyin.

Planlanan gün geldiğinde önce o anki gücünüze bakın, sonra etkinliğin en küçük uygulanabilir biçimini seçin. Yürüyüş ağır geliyorsa hazırlanıp kapının önüne çıkın; pratik iş fazlaysa tek bir parçasını tamamlayın; müzik bile yoruyorsa sevdiğiniz bir parçayı açın. "Bugün planın küçük halini yapacağım" cümlesi, vazgeçmekle kendinizi zorlamak arasına seçenek koyar. Hangi hareketin size uygun olduğundan emin değilseniz hekiminize sorun.

Yalnız yaşıyorsanız teması aynı evdeki birine bağlamak zorunda değilsiniz; telefon, sesli mesaj veya tanıdık bir yerde kısa bir selamlaşma seçebilirsiniz. Aileniz yakında değilse güvendiğiniz bir arkadaş, eski bir iş arkadaşı ya da komşuyla düzenli bir gün belirleyin. Emeklilikten sonra vardiyalı çalışmayı sürdürüyorsanız planı haftanın günlerine değil, uyanma ve dinlenme saatlerinize bağlayın. Paranız yoksa evde müzik, yakın çevrede yürüyüş, telefon görüşmesi ve elinizdeki malzemeyle küçük bir uğraş seçin. Dil engeli varsa mesajınızı önce yazın ve gerekirse güvendiğiniz birinden gözden geçirmesini isteyin. Bir profesyonele "Bu dili rahat konuşamıyorum. Lütfen daha yavaş ve açık konuşur musunuz?" diyebilirsiniz.

Bir hafta sonra kendinize sorun: "Bana azıcık da olsa enerji veren neydi, neyi yalnızca zorunluluktan yaptım?" Destekleyici bir noktayı koruyun, ağır olan birini değiştirin ve bir deney ekleyin. İlk deneme olmadıysa nedeni somutlaştırın. Telefon yanıtsız kaldıysa başka bir kişiye kısa mesaj gönderin. Yürüyüş ertelendiyse saati veya mesafeyi küçültün. Pratik iş sizi tükettiyse daha küçük parçalara ayırın. Hiçbiri iyi gelmediyse aynı planı zorla tekrarlamayın; sonraki hafta yalnızca bir öğeyi değiştirip yeniden bakın.

Amaçsızlık hissi çökkün bir ruh haliyle birlikte sürüyorsa, günlük işlerdeki gözlenebilir değişikliklere bakın. Yataktan kalkmak, yemek hazırlamak, yıkanmak, evden çıkmak, randevulara gitmek veya telefonlara cevap vermek eskisine göre belirgin biçimde zorlaşıyorsa hekiminizle ya da bir psikologla konuşmayı düşünün. Sağlık kaygıları günün büyük bölümünü kaplıyorsa, sevdiğiniz uğraşları bırakıyorsanız veya insanlardan giderek daha çok uzaklaşıyorsanız da bunu görüşmeye taşıyın. Şöyle söyleyebilirsiniz: "Emeklilikten beri günlerimi düzenlemekte zorlanıyorum. Amaçsızlık ve çökkün ruh hali sürüyor. Günlük işlerim de aksamaya başladı. Bunun hakkında konuşmak istiyorum." Görüşme konusunda mahremiyet kaygınız varsa sorularınızı doğrudan sorun: "Gizlilik ilkesi nasıl uygulanıyor? Aileme söylemeden görüşebilir miyim? Kimse duymadan size nasıl ulaşabilirim? Çalışmayı sürdürüyorsam iş yerim öğrenir mi?" Maddi durum engelse, "Maddi durumuma uygun bir görüşme biçimi var mı?" diye sorun.

Yaş alırken günlük yükü daha taşınabilir kılmak

Yaşlılıkta yalnızlık, kayıp, emeklilik ya da insanlarla temasın azalmasıyla ağırlaşabilir. Ağrı, yorgunluk, hareket güçlüğü ve art arda randevular da duygusal yükü artırabilir. Gününüzü enerjinize göre planlamak, belirli bir iş için yardım istemek ve aile hekimi görüşmesine hazırlanmak işinizi kolaylaştırabilir.

Hafızadaki değişikliklerin birçok nedeni olabilir; bunlar tek başına demans anlamına gelmez. Unutkanlık tekrarlanıyor veya günlük işlerinizi etkiliyorsa örnekleri not edip hekiminizle konuşun. HelpClinic terapiyi, tedaviyi ve hekiminizden aldığınız bakımı tamamlayan günlük destek sunar; bunların yerini almaz.

Yalnızlık
%11,8dünyadaki yaşlıların yalnızlık yaşadığı tahmin ediliyor
Seanslar arasında
Günlük rutinYapay zekâ rehberi, gelecek günler için kısa egzersizler önerir. Terapist ya da kriz hizmeti değildir.
Sosyal izolasyon
4’te 1yaşlı insan dünya genelinde sosyal izolasyon yaşıyor

«Kimseye yük olmak istemedim. Sadece akşamları yanımda olacak bir şeye ihtiyacım vardı.»

İlk günden daha sakin bir gündeliğe

Başlangıç için sakin bir kontrol

Bugünün nasıl geçtiğini anlatıyorsunuz, acelesiz ve yargısız. Sizi iyi anlamak için dinliyoruz.

Yumuşak egzersizler

Araştırmaya dayanan nefes egzersizleri, günlük tutma ve BDT ile ACT teknikleri; ihtiyacın olduğunda elinin altında.

Adım adım günlük bir ritim

HelpClinic yapay zekâ destekli: algoritmalar sıradaki aracı seçer ve günlük rutininizi kurar. Gerektiğinde uzman desteğini seçebilirsiniz.

Bir terapistle bire bir sohbet

Kendine yardım yetmediğinde, doğrulanmış bir uzmanla bireysel seans planlayabilirsin.

Sıkça sorulan sorular

HelpClinic terapinin ya da hekimimin yerine mi geçiyor?

Hayır. HelpClinic randevular arasında ve öncesinde günlük destek verir. Şimdiye dair sade araçlar sunar ve ihtiyaç duyduğunuzda doğrulanmış bir uzmanla seans alabilirsiniz. Tıbbi bakımın ya da hayati tehlike durumundaki yardımın yerine geçmez.

Yapay zekâ rehberi nedir, terapist mi?

HelpClinic yapay zekâ destekli: sıradaki aracı seçer ve günlük rutininizi düzenler. Terapist ya da kriz hizmeti değildir ve bir krizi fark etmeyebilir. Yakın tehlike varsa aşağıdaki numaraları kullanın.

HelpClinic'i kendi hızımda kullanabilir miyim?

Evet, HelpClinic'in özelliklerini kendi hızınızda ve adım adım kullanabilirsiniz. Bir yönlendirmeyi tamamlamadan önce durabilir, daha sonra geri dönüp talimatları yeniden okuyabilirsiniz. Önce kısa bir öz yardım egzersizi seçebilir, hazır olduğunuzda günlük rutine geçebilir veya doğrulanmış bir uzmanla bireysel seans için randevu alabilirsiniz. Anlamadığınız bir adım olduğunda acele etmeniz gerekmez; bulunduğunuz yerde durup önceki açıklamaya dönebilirsiniz.

Ücreti ne kadar?

Ücretsiz başlıyorsunuz; kart bilgisi istenmiyor. Sakin bir başlangıç kontrolü, günlük araçlar ve zor anlar için destek kalıcı olarak ücretsiz kalıyor. İsteğe bağlı abonelik tüm kütüphaneyi ve rutinleri açıyor; insan desteği (gruplar, bire bir sohbetler) için randevu alabilirsiniz. Gizli ücret yok.

Gerçek bir insanla konuşabilir miyim?

Evet. Sıcak destek gruplarına katılabilir ya da bir terapistle bire bir sohbet ayarlayabilirsiniz. Görüşmeler arasında da günlük araçlar günün her saati elinizin altında.

Sağlığım kötüleşirken kaygı, ağrı ve yorgunlukla nasıl başa çıkabilirim?

Gününüzü mevcut enerjinize göre planlayabilir ve yardıma ihtiyaç duyduğunuz işi açıkça belirtebilirsiniz. Belirtilerinizin veya sağlık durumunuzdaki değişikliklerin ne anlama geldiğini aile hekiminize sorun. Randevudan önce ağrının, yorgunluğun ve kaygının günlük işlerinizi nasıl etkilediğini örneklerle yazın. Yardım isterken, “Bu hafta alışverişte bana eşlik edebilir misiniz?” gibi belirli bir cümle kurun. Hareket veya günlük düzenle ilgili sağlık sorularını da hekiminize yöneltin.

Unutkanlık beni korkutuyorsa ne yapmalıyım?

Hafızadaki değişikliklerin birçok nedeni olabilir ve bunlar tek başına demans anlamına gelmez. Unutkanlık tekrarlanıyor veya günlük işlerinizi etkiliyorsa aile hekiminizle konuşun. Yakın zamanda olanları unutmak, eşyaları yanlış yere koymak, tanıdık bir yerde karışıklık yaşamak ya da konuşmada kelime bulmakta zorlanmak gibi olayları not edin. Bu notları test veya puanlama için değil, yaşadıklarınızı anlatmak için kullanın; olası nedenleri hekiminiz değerlendirsin.

Hayata yeniden nasıl başlanır?

Hayata yeniden başlamak, bütün hayatı bir günde değiştirmek değil, bugün için küçük ve yapılabilir bir adım seçmekle başlar. Sabah aynı saatte kalkmak, kısa bir yürüyüşe çıkmak ya da birini aramak gibi tek bir adım seçin. Emeklilik veya kayıp sonrası bu adımı her gün tekrarlamak, günün yeniden bir ritim kazanmasına yardımcı olabilir.

Yalnızlık hissi nasıl giderilir?

Yalnızlık hissi, düzenli ve küçük temaslarla hafifleyebilir; bir anda tamamen geçmesi beklenmez. Bugün güvendiğiniz bir kişiye “Seni duymak iyi gelir, bu hafta konuşabilir miyiz?” diye kısa bir mesaj gönderin veya belediyenizin yaşlılara yönelik sosyal etkinliklerini sorun. HelpClinic de sessiz saatlerde günlük araçlar ve bir uzmanla konuşma seçeneği sunar.

HelpClinic

Bugün için fazla mı geliyor?

Yakın tehlike altındaysanız ya da intiharı düşünüyorsanız, aşağıdaki uygun numarayı hemen arayın. HelpClinic bir acil servis değildir.

Acil durum (Türkiye)

112

ALO 183: Şiddetle Mücadele Hattı

183

Bunlar HelpClinic’e ait değil, dışarıdan sunulan yardım hatlarıdır. 112 Türkiye’nin her yerinde geçerlidir. ALO 183 ücretsizdir ve 7/24 hizmet verir. Başka bir ülkedeysen, o ülkedeki yardım hatlarını findahelpline.com adresinde bulabilirsin.

Şimdi destek