HelpClinic

Günlük destek, terapiye başvurmadan önce

Sağlıklı Hayat Merkezi ararken de her şeyi tek başına taşımak zorunda değilsin.

Kaygı, tükenmişlik, moral bozukluğu, uykusuz geceler ve “bununla tek başıma başa çıkabilmeliyim” düşüncesi mesai bitince kaybolmaz. HelpClinic, Duygu Çarkı gibi kısa araçlarla bugün atacağın adımı belirlemene, yapay zekâ destekli rehberlikle günlük bir rutin kurmana ve ihtiyaç duyduğunda bir uzmana ulaşmana yardımcı olur.

Zor anlar için sıfırlama

24/7
Zihni sakinleştiren kısa bir egzersiz, 3 dakikada
bu kadar sürüyor
3 dk

Bugün başla, kendi hızında ve sana özel bir alanda.

Her gün taşıdıkların

  • Kaygı
  • Tükenmişlik
  • Düşük ruh hâli
  • Uyku sorunları
  • Aşırı yük
Bunu yaşayan tek kişi sen değilsin
Kendi hızında başla

Psikologlarla ve Lodz Tıp Üniversitesi ile birlikte geliştirildi.

Başlamayı kolaylaştıran kısa yazılar

Kaygıyı, büyümeden bırakmak

Oku

Kaygı bazen bir toplantıdan önce, gece yatağa girdiğinde ya da yanıtlamadığın mesajlara bakarken belirir. Düşüncelerin hızlanabilir, omuzların yukarı kalkabilir ve aynı şeyi sürekli kontrol etme dürtüsü gelebilir. Bazı kişiler bunu hemen “Kendimde bir sorun var” diye yorumlar. Önce yorumu değil, işareti yakala. Ekrana bakıp hiçbir şeye başlayamamak, kısa bir konuşmayı zihninde tekrar etmek veya işten çıktıktan sonra bile sıradaki görevi düşünmek, durma anını seçmen için yeterli olabilir.

Erken gerilimi fark ettiğinde, bulunduğun yerde doksan saniye dur. Mümkünse yaptığın işi bırak, iki ayağını yere bas ve çevrende sabit bir noktaya bak. İçinden ya da alçak sesle “Kaygıyı fark ediyorum” de. Ardından şu cümleyi ekleyebilirsin: “Şu anda her şeyi çözmem gerekmiyor.” Zihnin yeniden “Kendimde bir sorun var” derse, onunla tartışmaya girme. Aynı cümleye dön ve sıradaki adıma geç.

Altı sakin nefes al. Her nefes verişin, nefes alışından biraz daha uzun sürsün. Saymak seni daha çok geriyorsa, sayıyı takip etmek yerine yalnızca nefes verişini acele etmeden tamamla. Omuzlarını zorla indirmeye çalışma. Ayaklarının zemine temasını fark etmen yeterli. Ortam uygun değilse, örneğin masanda başkaları varsa, bunu sessizce yapabilirsin. Kimseye açıklama yapmak zorunda değilsin.

Sonra 3, 2, 1 uygulamasına geç. Gördüğün üç şeyi tek tek adlandır: “Pencereyi, bardağı ve kapıyı görüyorum.” Duyduğun iki sesi söyle: “Bilgisayarı ve dışarıdaki sesi duyuyorum.” Bedeninin sandalyeye, yere ya da giysine değdiği bir noktayı seç: “Ayaklarımın yere değdiğini hissediyorum.” Doğru nesneyi veya sesi bulmaya çalışma. Dikkatini o anda gerçekten bulunduğun yere çevir. Bir ayrıntıyı kaçırırsan, sıraya kaldığın yerden devam et.

Korkutucu bir senaryo geri gelirse, önüne “Şu düşünce aklımda...” ifadesini koy. Örneğin, “Şu düşünce aklımda: Bu işi mahvedeceğim” diyebilirsin. Şu an doğru olup olmadığına karar vermen gerekmiyor. Düşünceyi fark et ve çevrene dön. Ardından kendine “Önümüzdeki on dakikada ne yapabilirim?” diye sor. Tek bir mesaja yanıt ver, doktoruna soracağın bir soruyu yaz, su iç ya da kısa bir yürüyüş yap. İş için zaman kazanman gerekiyorsa, “Mesajını gördüm. Yanıt vermeden önce düşünmek istiyorum, sonra döneceğim” diye yazabilirsin.

İlk uygulamadan sonra kaygı sürerse, bunu başarısızlık olarak yorumlama. Sırayı yeniden başlatmak yerine hareketi daha da küçült. Mesajın tamamını yazamıyorsan yalnızca ilk cümleyi hazırla. Yürüyüşe çıkamıyorsan ayağa kalkıp bulunduğun yerde çevrene bak. Nefesine odaklanmak zor geliyorsa, doğrudan 3, 2, 1 uygulamasına geç. Birine ulaşmak istersen şu mesajı gönderebilirsin: “Şu an biraz gerildim. Müsait olduğunda benimle kısa süre konuşabilir misin?” Yanıt gelmezse başka bir güvendiğin kişiye yaz veya doktoruna söylemek istediklerini not et.

Yalnız yaşıyorsan uygulamayı sesli yapmak zorunda değilsin. Cümleleri telefonuna yazabilir ve gözünün önünde tutabilirsin. Yakınında ailen yoksa, konuşma isteğini bir arkadaşına veya güvendiğin bir iş arkadaşına gönderebilirsin. Vardiyalı çalışıyorsan belirli bir saati bekleme. Gerilimi fark ettiğin ilk molayı kullan. Paran yoksa herhangi bir araç satın almadan ayaklarını yere basma, çevreni adlandırma, su içme ve kısa yürüyüş adımlarını uygulayabilirsin. Dil engeli varsa, anlatmak istediklerini önceden bildiğin dilde yaz. Görüşmede “Konuşurken kelimeleri bulmakta zorlanıyorum. Hazırladığım notu okuyabilir miyiz?” diyebilirsin.

Kaygı düzenli olarak günlük yaşamını aksatıyorsa, bir hekimle ya da ruh sağlığı uzmanıyla konuşmayı düşün. İşe başlayamamak, toplantılardan kaçınmak, uyku sorunu yaşamak, mesajları yanıtsız bırakmak veya günlük işlerini sürekli ertelemek gözleyebileceğin işaretlerdir. Görüşmeye şu cümleyle başlayabilirsin: “Kaygı günlük yaşamımı aksatıyor. Ne zaman ortaya çıktığını ve yapmakta zorlandığım şeyleri anlatmak istiyorum.” Destek istemeyi “psikoloğa gitmek ayıp mı” düşüncesi yüzünden erteliyorsan, kaygını doğrudan söyle: “Aileme söylemeden konuşmak istiyorum. Kimse duymadan görüşmek benim için önemli. Gizlilik ilkesi nasıl uygulanıyor?” Bu soruları hekime ya da ruh sağlığı uzmanına sor.

Tükenmişlik: gözden kaçması kolay sessiz işaretler

Oku

Tükenmişlik bazen işe devam edemeyecek hâle gelmek gibi belirgin görünmez. Bilgisayarı açarsın, toplantılara girersin ve görevlerini tamamlarsın, fakat her şey eskisinden daha fazla güç ister. Basit bir e-posta sabrını tüketebilir. Daha önce önem verdiğin bir işin sonucuna karşı kayıtsız kalabilirsin. İş bittiğinde zihnin hâlâ yapılacaklarla meşgul olabilir. Dinlendiğin hâlde enerjin geri gelmiyorsa, bunu hemen bir teşhis olarak yorumlama. Önce üç alanı ayrı ayrı gözle: enerji, işle kurduğun ilişki ve toparlanma.

Enerjiyi gözlerken yalnızca çok yorgun olduğun anlara bakma. İşe başlamadan önce, iş sırasında ve iş bittikten sonra nasıl olduğunu fark et. İşle kurduğun ilişki için sabırsızlık, isteksizlik ve kayıtsızlık gibi değişimleri kaydet. Toparlanmayı anlamak için dikkatin işten ayrılabiliyor mu, dinlenme sonrasında biraz olsun yenilenmiş hissediyor musun diye bak. Amaç kendini sınamak veya başarılı bir hafta geçirmek değildir. Nelerin tekrar ettiğini görünür kılacak kadar sade bir kayıt oluşturmaktır.

Yedi gün boyunca her akşam aynı kısa sırayı kullan. Önce o gün seni zorlayan tek bir olayı yaz. Ardından enerjini düşük, orta ya da yüksek olarak tanımla. Sonra iş bittikten sonra dikkatinin işten ayrılıp ayrılamadığını kaydet. En son, yükü artıran ve az da olsa yardımcı olan şeyi ekle. Örneğin şöyle yazabilirsin: “Öğleden sonraki görev değişikliği beni zorladı. Enerjim düşüktü. Akşam da işi düşünmeye devam ettim. Öncelikleri yazmak biraz yardımcı oldu, arka arkaya gelen mesajlar yükümü artırdı.” Uzun açıklamalar hazırlaman gerekmez. Aynı biçimi koruman, günleri karşılaştırmayı kolaylaştırır.

Yedi günün sonunda tek tek günleri iyi veya kötü diye ayırmak yerine tekrar eden bağlantıları ara. Enerjin belirli işlerden sonra mı düşüyor? Kayıtsızlık yoğun günlerde mi artıyor? Net bir bitiş saati olduğunda dikkatin işten daha kolay ayrılıyor mu? Dinlenme sonrasında hâlâ bitkin kaldığın günlerde ortak bir durum var mı? Cevabı hemen bulamazsan kaydı başarısız sayma. “Henüz belirgin bir örüntü göremiyorum” da geçerli bir gözlemdir. Bir sonraki hafta aynı üç alana bakabilir ve yalnızca eksik kalan ayrıntıyı ekleyebilirsin.

Sonraki adım, gelecek hafta için tek bir değişiklik seçmektir. Değişiklik küçük, açık ve uygulanabilir olsun. Daha az acil bir işi erteleyebilir, net bir bitiş saati belirleyebilir veya iş yükünü biriyle konuşabilirsin. Önce neyi değiştireceğini yaz, sonra bundan etkilenecek kişiye haber ver. İş yükü konuşması için şu cümleyi kullanabilirsin: “Bu hafta bu iki iş aynı zamana sıkışıyor ve ikisini de bu sürede tamamlamakta zorlanıyorum. Önceliği birlikte netleştirebilir miyiz?” Bitiş saati için de şunu gönderebilirsin: “Bugün bu noktada işi kapatacağım. Kalan bölüme yarın devam edeceğim.”

İlk deneme işe yaramazsa hemen daha büyük bir karar alma. Önce neyin engel olduğunu belirle. Seçtiğin değişiklik fazla genişse daha küçük bir parçaya indir. Konuştuğun kişi talebini anlamadıysa genel olarak yorgun olduğunu söylemek yerine işin etkisini somutlaştır: “Yeni görev eklendiğinde mevcut işin bitişi gecikiyor. Hangisini önce tamamlamamı istediğini yazılı olarak netleştirebilir misin?” Talebin kabul edilmezse, verilen yanıtı ve iş yükünde ne olduğunu kaydet. Ardından kontrol edebildiğin başka bir değişiklik seç. Aynı anda birçok şeyi değiştirmek, hangisinin yardımcı olduğunu görmeyi zorlaştırabilir.

Koşullarına göre yöntemi uyarlayabilirsin. Yalnız yaşıyorsan, gün sonunda güvendiğin bir kişiye kısa bir mesaj göndermek dışarıdan bir temas noktası yaratabilir: “Bugün çözüm bulmana ihtiyacım yok. Sadece zorlandığımı söylemek ve sesini duymak istedim.” Ailen yakınında değilse aynı mesajı uzaktan gönderebilirsin. Vardiyalı çalışıyorsan kaydı sabit bir saate değil, vardiyanın bitişine bağla ve bitiş saatini kendi çalışma düzenine göre yaz. Para ayıramıyorsan ilk değişiklik olarak para gerektirmeyen bir adım seç. Dil engeli varsa konuşmadan önce söyleyeceklerini yaz ve şu cümleyle başla: “Kendimi bu dilde anlatmakta zorlanıyorum. Hazırladığım notu okuyarak ilerlemek istiyorum.”

Bitkinlik yedi günlük kayıtta dinlenmeden sonra da sürüyorsa, artıyorsa veya iş yaşamının dışına taşıyorsa bir hekimle veya psikologla konuş. İş dışındaki sorumlulukları sürekli ertelemen, yakınlarınla konuşacak enerjiyi bulamaman ya da boş zamanda da dikkatini işten ayıramaman gözle görülebilir işaretlerdir. Görüşmeye kaydını götür ve teşhis koymaya çalışmadan gördüklerini anlat: “Yedi gün boyunca enerjimi, işe karşı mesafemi ve dinlenme sonrasındaki durumumu kaydettim. Bitkinlik sürüyor ve artık iş dışındaki yaşamımı da etkiliyor. Olası nedenleri değerlendirmek için yardım istiyorum.” Ne anlama geldiğinden veya ne yapman gerektiğinden emin olmadığın belirtileri de hekim veya psikologa sor.

Daha iyi uyku için bir akşam ritüeli

Oku

Yatağa girdiğin halde zihnin işi, faturaları veya yarın yapılacak konuşmayı sürdürüyorsa, dinlenmeye geçiş tamamlanmamış gibi hissedebilirsin. Bazen beden yorgundur ama el telefona gider. Bazen de uyuyamayacağını düşünüp saati kontrol ettikçe gerginlik artar. Böyle bir akşamda hedef, kendini hemen uyutmak değildir. Yatmadan yaklaşık yarım saat önce başlayacak, her gün tanıyabileceğin kısa bir sıra kurmaktır. İlk adım için kendine şu cümleyi söyleyebilirsin: “Bugünlük yapacaklarım burada bitti. Kalanlara yarın döneceğim.”

Başlangıç işaretini mümkün olduğunca basit tut. Işıkları kıs, işle ilgili eşyaları kaldır ve telefonu kolunun uzanamayacağı bir yere koy. Ardından hep aynı sırayı izle: temizlen, sabah için gerekenleri hazırla, sonra ekranda gezinmeden sakin bir etkinlik seç. Sabah giyeceklerini çıkarmak, çantayı hazırlamak veya birkaç sayfa okumak yeterlidir. Yeni bir şey satın alman gerekmez. Sıra uzayıp yeni bir görev listesine dönüşüyorsa kısalt. Kendine “Şimdi hazırlık bitti, dinlenme başladı” de ve bir sonraki adıma geç.

Zihnin hâlâ liste yapıyorsa beş dakikanı bir “yarın sayfası”na ayır. Aklındaki her meseleyi tek satırda yaz ve yanına yalnızca olası ilk adımı ekle. Örneğin “Fatura: saat 9'da tarihine bakacağım”, “Toplantı: ilk cümleyi hazırlayacağım” veya “Konuşma: yarın mesaj atacağım” yazabilirsin. O gece meseleyi çözmeye çalışma. Beş dakika bitince sayfayı kapat ve “Bunun yarın bir yeri var” de. Aynı düşünce geri gelirse onunla yeniden uğraşmak yerine “Bunu yazdım, yarın bakacağım” cümlesini tekrarla.

Sonra rahat bir şekilde otur ve altı yumuşak nefes al. Nefes verişini alışından biraz uzun tut. Sayı saymak seni geriyorsa nefesleri saymadan devam et. Ardından seçtiğin sakin etkinliğe dön. Telefonu yeniden eline aldıysan bütün rutini baştan yapmak zorunda değilsin. Ekranı kapat, telefonu tekrar yerine koy ve kaldığın adımdan devam et. İlk akşam kusursuz bir sıra kurmaya çalışma. Sürekli atladığın bir adım varsa onu çıkar ve uygulanabilir üç veya dört adım bırak.

Uyku hissi geldiğinde yatağa geç. Uzun süre uyanık kalıp gerginliğin arttığını fark edersen yatakta kalmaya çalışmak yerine kalk. Loş bir yere geç ve sakin bir şey yap. Uykuyu kontrol etmeye çalışma, saate tekrar tekrar bakma. Uyku hissi dönünce yatağa geri dön. Yeniden uyanık kalırsan aynı sırayı bir kez daha uygulayabilirsin. Bu sırada kendine “Şu anda tek işim dinlenmeye yer açmak” demen, geceyi çözülmesi gereken başka bir göreve çevirmemeye yardımcı olabilir.

Vardiyalı çalışıyorsan ritüeli belirli bir saate bağlamak zor olabilir. Bu durumda başlangıç işaretini uyumayı düşündüğün zamandan yaklaşık yarım saat önceye yerleştir. Eve geliş saatin değişse de sıra aynı kalabilir: ışıkları kıs, işi kaldır, hazırlan, yarın sayfasını kapat ve sakin etkinliğe geç. Evde başkaları uyanıksa onlara “Yaklaşık yarım saat sonra uyumaya hazırlanacağım. Bu sürede ışığı ve sesi azaltabilir miyiz?” diyebilirsin. Kabul etmezlerse daha loş ve sakin olan başka bir köşeyi kullan, kulaklık veya özel bir eşya gerektirmeyen etkinlik seç.

Yalnız yaşıyorsan ritüelin başlangıcını sesli bir cümleyle belirleyebilirsin: “Akşamı burada kapatıyorum.” Ailen yakında değilse ve zor bir akşamı tek başına taşımak ağır geliyorsa uzaktaki güvendiğin birine “Bugün yorucuydu. Şimdi telefonu bırakıp uyku rutinime geçiyorum. Yarın konuşabilir miyiz?” mesajını gönderebilirsin. Cevap hemen gelmezse ekranın başında bekleme. Mesajı gönderdikten sonra telefonu yerine koy ve sıraya devam et. Paran yoksa mevcut bir lamba, kâğıt ve kalem yeterlidir. Yazmak için uygun dilde kelime bulamıyorsan kısa sözcükler veya basit işaretler kullan.

Uyku sorunun sürüyorsa, ağırlaşıyorsa veya endişe verici belirtilerle birlikteyse bir hekime danış. Bunu gözlemek için hangi gecelerde rutini uyguladığını, ne zaman yatağa geçtiğini ve sorunun ertesi gün işe gitmeni, görevlerini tamamlamanı veya konuşmaları takip etmeni nasıl etkilediğini kısa biçimde kaydedebilirsin. Görüşmede “Uyku sorunum devam ediyor ve günlük işlerimi etkiliyor. Ne yapmam gerektiğini size danışmak istiyorum” de. Hekimle aynı dili rahat konuşamıyorsan bu cümleyi önceden bildiğin dilde yaz, çevirmene yardım edebilecek güvendiğin birinden destek iste veya notu görüşmede göster. Belirtilerin anlamını, herhangi bir tedaviyi ve bundan sonra ne yapacağını hekime sor.

Aşırı yük mü? Gerçekten işe yarayan mikro molalar

Oku

Arka arkaya gelen toplantılar, yetişmesi gereken işler ve cevap bekleyen mesajlar arasında bir işi bitirmek çoğu zaman rahatlama getirmez. El hemen yeni sekmeye gider, zihin bir sonraki talebi arar. Öğle yemeğini masada yerken ya da akşam bilgisayarı kapattıktan sonra bile hızının düşmediğini fark edebilirsin. Mikro mola en çok bu geçişlerde işe yarar. Bir işi diğerine taşımadan önce bedeni ve dikkati kısa süreliğine durdurur.

Başlangıçta yalnızca üç sabit an seç: önemli bir e-posta gönderdikten sonra, bir toplantı bittiğinde ve bir işi kapattığında. Her birinde aynı kuralı uygula: devam etmeden önce altmış-doksan saniye dur. Bu anları önceden seçersen mola vermek için ayrıca karar alman gerekmez. Telefonu eline alma ve molayı yeni bir uyaran akışına çevirme. Gerekirse ekranın kenarına tek kelimelik bir not koy: “Dur.”

Durunca önce ellerini, çeneni ve omuzlarını kontrol et. Sıktığın yeri gevşet. Ardından başını ekrandan kaldır, uzak bir noktaya bak ve çevrende üç ayrıntı fark et. Bunlar ışığın rengi, duvardaki bir şekil ya da duyduğun bir ses olabilir. Sonra üç sakin nefes ver. Son nefesin ardından kendine “Tek bir sonraki eylem ne?” diye sor. Mesajları ya da belgeyi yeniden açmadan cevabı birkaç kelimeyle yaz: “Dosyayı aç, ilk satırı düzelt.”

Bir sonraki eylem net değilse bütün günü çözmeye çalışma. Önündeki işi küçült: “Sunumu bitir” yerine “Başlıkları sırala” yaz. Mola sırasında senden cevap bekleyen biri varsa şu cümlelerden birini söyleyebilir veya gönderebilirsin: “Bu mesaja odaklanabilmem için bir dakika sonra döneceğim.” “Toplantı bitti, notlarımı toparlayıp sana yazacağım.” “Şu an kapasitem dolu. Önce elimdeki işi kapatıp dönüş yapacağım.” Ardından seçtiğin tek işe dön.

İlk deneme çoğu zaman planlandığı gibi gitmeyebilir. Hatırlatıcıyı görüp çalışmaya devam edebilir, molada telefona bakabilir ya da durduğun anda zihninin daha da hızlandığını fark edebilirsin. Kaçırdığın molayı uzatarak telafi etmeye çalışma. Sıradaki sabit anı bekle ve yeniden başla. Altmış-doksan saniye fazla geliyorsa önce telefonu bırak, omuzlarını gevşet ve yalnızca bir sonraki eylemi yaz. Bu küçük sürüm yerleşince diğer adımları ekle.

Vardiyalı çalışıyorsan molaları belirli saatlere bağlama. Vardiyanın başlangıcı ve bitişi değişse bile e-posta göndermek, görüşme bitirmek ve işi kapatmak gibi geçişler yine işaret olabilir. Evde yalnız çalışıyor ya da yalnız yaşıyorsan başka birinin seni uyarmasını bekleme. Kapı kolu, boş fincan veya kapatılan bilgisayar işaretin olabilir. Ailen yakında değilse güvendiğin birine şu mesajı gönderebilirsin: “Bugün yoğun geçiyor. Çözüm aramıyorum; işim bitince bana kısa bir mesaj atar mısın?”

Para ayıramıyorsan özel bir araç arama. Bir kâğıt parçası, defterindeki bir nokta veya sessiz bir hatırlatıcı yeterlidir. İş yerinde kullanılan dilde kendini rahat anlatamıyorsan uzun bir açıklama hazırlama. “Bir dakika durup notlarımı kontrol edeceğim” ya da “Kısa bir ara verip döneceğim” cümlesini önceden kullandığın dile çevirip kaydet. Konuşmak zor gelirse aynı cümleyi mesaj olarak gönder ve molanı başlat.

Birkaç gün boyunca hangi anların koşuşturmayı gerçekten kestiğini, hangilerinin plandan düştüğünü izle. Uzun kayıtlar tutmak yerine her tamamlanan mola için defterine bir nokta koy. Gün sonunda noktalara bak ve yalnızca şunu sor: “Hangi işaret beni gerçekten durdurdu?” Toplantı sonları sürekli kayboluyorsa o işareti değiştirebilirsin. Örneğin molayı toplantı ekranını kapattığın ana bağla. Hatırlatıcı görünmez hâle geldiyse yerini değiştir veya kullandığın kelimeyi yenile.

Mikro molalar uykunun, izin gününün ya da aşırı yükü azaltmanın yerine geçmez. Molalara rağmen işe başlayamamak, görevleri sık sık yarım bırakmak, uykuya geçememek veya günlük ihtiyaçları sürekli ertelemek izlediğin günlerde tekrar ediyorsa bir ruh sağlığı uzmanıyla görüş. Hazırlanırken hangi geçişlerde zorlandığını ve moladan sonra ne olduğunu birkaç cümleyle yaz. Şu mesajı kullanabilirsin: “İşler arasında durmakta zorlanıyorum. Uykum ve günlük işlerim de aksıyor. Bunun için görüşmek istiyorum.” Kendine zarar verme düşünceleri ortaya çıkarsa mikro molayla yetinme. Beklemeden profesyonel yardım iste ve yakınında güvendiğin birine haber ver.

İlk psikolog görüşmesine hazırlanırken kendine alan açmak

Oku

Randevu yaklaştıkça zihninde birçok soru belirebilir: Nereden başlayacağım, çok mu dağınık anlatacağım, ya konuşamazsam? İş yükünü, uykusuzluğu, evdeki gerginliği veya uzun süredir taşıdığın düşük ruh halini tek bir açıklamaya sığdıramayabilirsin. Yaşadıklarının yeterince ciddi görünmeyeceğinden de çekinebilirsin. İlk görüşmede bütün geçmişini anlatman gerekmez. O gün hayatını en fazla zorlaştıran konuyu seçmen, konuşmanın başlaması için yeterlidir.

Hazırlığa randevudan önce kısa bir zaman ayır. Önce son günlerde seni zorlayan durumları yaz. Ardından o anlarda aklından geçenleri ve bedeninde fark ettiklerini birkaç kelimeyle ekle. Son olarak psikologdan ne beklediğini ve sormak istediğin soruları sırala. Notun tamamlanmış görünmesi gerekmez. Telefonuna şu üç başlığı yazman bile işini kolaylaştırabilir: “Beni buraya getiren konu”, “Günlük hayatımda değişenler”, “Bugün sormak istediklerim.”

İlk cümleyi önceden hazırlamak, konuşurken donup kaldığında sana bir başlangıç noktası verir. Şöyle diyebilirsin: “Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Son zamanlarda işten çıktıktan sonra hiçbir şeye gücüm kalmıyor ve bunun hakkında konuşmak istiyorum.” Başka bir seçenek de şudur: “Bunu düzenli anlatamayabilirim. Önce beni en fazla zorlayan kısmı söylemek istiyorum.” Notunu psikologa göstermek veya yüksek sesle okumak da mümkündür.

Görüşme sırasında bir soruya cevap veremediğinde sessizliği hemen doldurmak zorunda değilsin. “Bu soruyu düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var” diyebilirsin. Hazır olmadığın bir konu açılırsa, “Bu konu hakkında bugün ayrıntılı konuşmak istemiyorum, ama ileride geri dönebiliriz” cümlesini kullanabilirsin. Söylediklerinin yanlış anlaşıldığını düşünürsen, “Az önce anlattığım kısmı daha açık söylemek istiyorum” diyerek yeniden başlayabilirsin.

Mahremiyet, psikiyatri kaydı, iş yerinin öğrenmesi veya e-Nabız'da görünür mü kaygısı konuşmaya odaklanmanı zorlaştırıyorsa, bunları görüşmenin başında sor. “Gizlilik ilkesi burada nasıl uygulanıyor?” ve “Hangi koşullarda bilgi paylaşılabilir?” hazır sorulardır. Cevapta anlamadığın bir ifade geçerse, “Bunu daha sade bir dille açıklar mısınız?” diyebilirsin. Cevabı kendi sözlerinle tekrar ederek doğru anlayıp anlamadığını da kontrol edebilirsin.

Koşullarına göre hazırlığını sadeleştir. Tek başına yaşıyorsan görüşme sonrasında dinlenebileceğin bir süre ayır ve kolay ulaşabileceğin bir yere kısa not bırak. Yakınında ailen yoksa güvendiğin birine, “Bugün ilk psikolog görüşmem var. Sonrasında konuşmak istersem sana yazabilir miyim?” mesajını gönderebilirsin. Vardiyalı çalışıyorsan çalışma saatlerini randevu ayarlanırken açıkça paylaş. Görüşme masrafını karşılamakta zorlanıyorsan fiyatı önceden sor ve “Bu düzen bütçeme uymuyor. Bana uygun olabilecek seçenekleri konuşabilir miyiz?” de. Dil konusunda zorlanıyorsan, “Bazı duyguları Türkçe anlatmakta zorlanıyorum. Anlamadığınız yerde bana tekrar sorar mısınız?” cümlesini kullanabilirsin.

İlk görüşme beklediğin gibi geçmeyebilir. Çok az konuşmuş, önemli bir konuyu unutmuş veya kendini anlaşılmamış hissederek çıkmış olabilirsin. Sonrasında aklında kalan tek cümleyi yaz: “Söylemek isteyip söyleyemediğim neydi?” Bir sonraki görüşmede, “Geçen sefer şu kısmı anlatamadım” diyerek oradan devam et. Açıklama denemen yine karşılık bulmazsa, “Kendimi anlaşılmış hissetmiyorum. Bunu birlikte nasıl düzeltebiliriz?” diye doğrudan sor.

Zorlanman işe gitmeyi, vardiyanı tamamlamayı, uyumayı, yemek hazırlamayı veya insanlarla konuşmayı tekrar tekrar aksatıyorsa bunu psikologa açıkça anlat. Yoğunluk artıyorsa, aynı konu sık sık geri dönüyorsa ya da kendi başına denediğin adımlar artık işe yaramıyorsa profesyonel görüşmeyi erteleme. Kendine zarar verme düşüncesi ortaya çıkarsa bunu saklama ve bir sonraki randevuyu bekleyip beklememen gerektiğini psikologa sor. Randevular arasında HelpClinic ile o gün ne hissettiğini adlandırabilir, görüşmeden sende kalanları kaydedebilir ve sonraki görüşmede söylemek istediğin ilk cümleyi seçebilirsin.

Kalabalığın içinde yalnız hissedince bağ kurmanın küçük yolları

Oku

Bir toplantı boyunca konuşmuş, öğle arasında çalışma arkadaşlarınla oturmuş ve akşam telefondaki mesajlara cevap vermiş olabilirsin. Yine de gün bittiğinde kimsenin seni gerçekten görmediğini hissedebilirsin. Bazen sohbet vardır ama rahatlık yoktur. Bazen biri seni dinler fakat hemen çözüm sunmaya başladığı için anlaşılmadığını düşünürsün. Bazen de herkese uyum sağlarken kendinden söz edecek yer bulamazsın. Böyle bir anda “Bende bir sorun var” demek yerine eksik kalan teması tarif etmeyi dene.

Önce neye ihtiyaç duyduğunu ayırt et. Kısa bir konuşma mı istiyorsun, birinin sessizce yanında olmasını mı, anlaşılmayı mı, yoksa evden çıkmak için küçük bir neden mi? Cevap hemen gelmiyorsa şu cümleleri tamamla: “Şu anda en çok özlediğim şey...”, “Birinden isteyebileceğim en küçük şey...” ve “Bugün anlatmaya hazır olmadığım şey...” Bu ayrım, çok yoğun görünen yalnızlığı daha somut bir isteğe dönüştürür. Her şeyi anlatmak zorunda kalmadan yalnızca bugünkü ihtiyacını seçebilirsin.

Sonra ulaşabileceğin birini belirle. En yakın olduğun kişiyi bulmak zorunda değilsin. O anda yanında daha rahat konuşabildiğin biri yeterli olabilir. Mesajını açık ve cevaplaması kolay tutabilirsin: “Bugün biraz içime kapandım. Müsaitsen on dakika sesini duymak isterim.” Başka seçenekler de var: “Bu akşam kısa bir yürüyüşe çıkmak ister misin?”, “Çözüm aramıyorum, sadece biraz anlatmaya ihtiyacım var” veya “Bugün pek iyi sohbet edemeyebilirim ama yanında oturmak bana iyi gelir.” Böylece karşı taraf neye davet edildiğini bilir.

Bir araya geldiğinizde otomatik olarak “İyiyim” dediğini fark edersen cümlene küçük bir doğruluk ekle. “Bugün biraz dalgınım ama seninle konuşmak iyi geldi” diyebilirsin. Daha açık olmak istiyorsan isteğini de söyle: “Bana akıl vermen gerekmiyor, birkaç dakika dinlemen yeterli” veya “Bunu anlatırken kelimeleri toparlayamıyorum, acele etmeden dinler misin?” Karşındaki konuyu değiştirirse, “Bir dakika daha burada kalabilir miyiz? Bunu söylemek benim için kolay değildi” diye geri dönebilirsin. Ne kadarını paylaşacağını yine sen seçersin.

İlk mesajına hemen yanıt gelmezse bunu kendinle ilgili bir hükme dönüştürmemeye çalış. Karşı taraf meşgul olabilir veya nasıl cevap vereceğini bilemeyebilir. “Müsait değilsen sorun değil, başka bir zaman konuşabiliriz” diye yazıp ikinci bir kişiye ulaşabilirsin. Biri duygunu küçümserse, “Şaka yapılmasına değil, dinlenmeye ihtiyacım vardı” demen yeterlidir. Aynı kişiden tekrar tekrar karşılık alamıyorsan isteğini değiştirebilir, başka bir ilişkiye yönelebilir veya o akşam için daha küçük bir temas seçebilirsin. Birine sesli mesaj göndermek ya da tanıdığın biriyle kısa bir yürüyüş yapmak da temas sayılır.

Koşullarına göre bu adımların biçimi değişebilir. Yalnız yaşıyorsan uzun bir buluşma beklemek yerine eve geldiğinde biriyle kısa bir telefon konuşması planlayabilirsin. Ailen yakınında değilse “Bugün özel bir konu yok, sadece tanıdık bir ses duymak istedim” diye mesaj gönderebilirsin. Vardiyalı çalışıyorsan herkesin boş olduğu saatleri yakalamaya uğraşmak yerine “Benim molam gece oluyor. Uygun olduğunda sesli mesaj bırakır mısın?” diyebilirsin. Bütçen kısıtlıysa kahve veya etkinlik önermek zorunda değilsin. Evde çay, telefon konuşması ve kısa bir yürüyüş yeterli seçeneklerdir. Dil engeli varsa “Konuştuğumuz dilde duygularımı anlatmakta zorlanıyorum. Yavaş gidebilir miyiz?” cümlesini kullanabilir, önce yazılı mesaj göndermeyi seçebilirsin.

Bütün yakınlık ihtiyacını tek bir kişiye yüklemek yerine farklı insanlarla farklı temaslar kurabilirsin. Biriyle gündelik şeylerden konuşmak kolaydır, biri seni sessizce dinler, başka biriyle dışarı çıkmak daha rahattır. Telefonunda üç isim belirleyebilirsin: konuşabileceğin kişi, birlikte bir şey yapabileceğin kişi ve yalnızca mesaj gönderebileceğin kişi. Birinden karşılık alamadığında sıradaki seçeneğe geçmek, o anda yeniden karar verme yükünü azaltabilir. Bir sonraki teması belirsiz bırakmak yerine “Perşembe tekrar yazsam uygun olur mu?” diye sorabilirsin.

Yalnızlık uzun süredir ilişkilerini daraltıyorsa, mesajları açmadan bırakıyor, davetleri sürekli reddediyor veya konuşmak istediğin halde herkesten kaçıyorsan bir psikologla görüşmeyi düşünebilirsin. İşe gitmek, uyumak, yemek hazırlamak ya da gerekli konuşmaları yapmak belirgin biçimde zorlaştıysa bunu psikologa açıkça anlat. Gizlilik konusunda kaygın varsa “Gizlilik ilkesi nasıl uygulanıyor?”, “Aileme söylemeden görüşebilir miyim?” ve “İş yerim öğrenir mi?” diye sorabilirsin. “Psikoloğa gitmek ayıp mı?” düşüncesini de görüşmede saklaman gerekmez. Randevuların arasındaki zor bir akşamda HelpClinic ile “Bugün yalnızlığı en çok ne zaman hissettim?”, “Kimden ne isteyebilirim?” ve “Psikologa anlatmak istediğim somut değişiklik ne?” cümlelerini tamamlayabilirsin. HelpClinic terapi değildir. Hazırladığın notu sonraki görüşmene götür.

Zor günler bir Sağlıklı Hayat Merkezi randevusunu beklemez

Sağlıklı Hayat Merkezi, günlük kaygı, tükenmişlik ve düşük ruh hâli için başvurabileceğin ücretsiz destek yollarından biridir. Randevular arasında ve uykusuz gecelerde HelpClinic kolay bir ilk adım ve istikrarlı bir yol arkadaşıdır: zor anlar için kısa araçlar, sana uyarlanan rutinler ve fazla geldiğinde bir uzmanla konuşma seçeneği sunar. Terapinin yerini almaz; seanslar arasındaki günlük desteğe eşlik eder.

Ölçek
1,1 milyarkişi 2021’de dünyada bir ruhsal bozuklukla yaşıyordu: yaklaşık 7 kişiden 1’i
Seanslar arasında
Günlük rutinYapay zekâ rehberi, gelecek günler için kısa egzersizler önerir. Terapist ya da kriz hizmeti değildir.
Erişim
3’te 1depresyonu olan kişi dünyada resmî ruh sağlığı hizmeti alıyor

«Kriz hâlinde değildim. Sadece her şeyi taşıyordum ve gündelik hayat için bir şeye ihtiyacım vardı.»

İlk değerlendirmeden kalıcı değişime

Nasıl olduğunu anlat

Başlangıç için kısa bir değerlendirme: seni ne zorluyor: kaygı, uyku, tükenmişlik. Yargı yok.

Zor anlar için araçlar

Araştırmaya dayanan nefes egzersizleri, günlük tutma ve BDT ile ACT teknikleri; ihtiyacın olduğunda elinin altında.

Adım adım günlük rutin

Yapay zekâ destekli rehberlik yanıtlarını kullanarak sıradaki aracı seçer ve günlük rutinini kurar.

Hazır olduğunda bire bir uzman

Kendine yardım yetmediğinde, doğrulanmış bir uzmanla bireysel seans planlayabilirsin.

Sıkça sorulan sorular

HelpClinic terapinin yerine mi geçiyor?

Hayır. HelpClinic terapiden önce ve seanslar arasında günlük destek verir. Şimdiye dair araçlar sunar ve ihtiyaç duyduğunda doğrulanmış bir uzmanla seans alabilirsin. Kriz anında profesyonel yardımın yerine geçmez.

Yapay zekâ rehberi nedir, uzman mı?

Yapay zekâ destekli rehberlik, yanıtlarını kullanarak sıradaki aracı seçer ve günlük rutinini sıralar. Uzman ya da kriz hizmeti değildir ve bir krizi fark etmeyebilir. Yakın tehlike varsa aşağıdaki numaraları kullan.

“Yeterince kötü” değilim. Bu bana göre mi?

Tam da sana göre. HelpClinic gündelik gerginlik, düşük ruh hâli ve aşırı yük için, daha büyümeden. Zihnine bakmak için krizde olman gerekmiyor.

Ücreti ne kadar?

Ücretsiz başlıyorsun; kart bilgisi istenmiyor. Değerlendirme, günlük araçlar ve zor anlar için destek kalıcı olarak ücretsiz kalıyor. İsteğe bağlı abonelik tüm kütüphaneyi ve rutinleri açıyor; insan desteği: yer ayırtabileceğin gruplar ve randevu alabileceğin bire bir seanslar. Gizli ücret yok.

Zamanım kısıtlı. İş temposuna uyar mı?

Evet. Araçlar bir dakikadan yaklaşık 20 dakikaya kadar sürüyor; molada, yolda ya da akşam kullanılabiliyor. Yeni bir angarya değil, gerçek gününe sığan bir destek.

Sağlıklı Hayat Merkezinden Nasıl Randevu Alınır?

Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu MHRS üzerinden alınır; ALO 182 de randevu için kullanılabilir. MHRS'de ilgili merkezi ve sunulan hizmeti seçebilirsin; psikososyal destek için merkezdeki seçeneği kontrol et. Uygun randevu görünmüyorsa merkezle iletişim kurup başvuru yolunu sorabilirsin.

Sağlıklı hayat merkezleri ücretli mi?

Hayır, Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki psikolog ve sosyal çalışmacı desteği ücretsizdir. Hizmetler merkeze göre değişebileceği için randevu ekranındaki seçeneği kontrol etmek iyi olur. Bu hizmet, hastanedeki psikiyatri muayenesinden ve özel psikolog görüşmesinden farklı bir başvuru yoludur.

MHRS'de sağlıklı hayat merkezi randevusu nedir?

MHRS’deki Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu, seçtiğin merkezin sunduğu psikolojik destek, sosyal hizmet danışmanlığı veya sigara bırakma gibi hizmetlerden biri içindir. Hastanedeki “Ruh Sağlığı ve Hastalıkları” polikliniğinden alınan psikiyatri randevusu değildir. Psikolojik destek arıyorsan randevuyu onaylamadan önce hizmet adını ve seçtiğin merkezi kontrol et.

Tükenmişlik nasıl anlaşılır?

Tükenmişlik, uzun süren iş stresiyle birlikte devam eden bitkinlik, işe karşı soğuma veya zihinsel olarak uzaklaşma ve işte eskisi kadar etkili olmadığını düşünme gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Birkaç zor gün tek başına tükenmişlik anlamına gelmez; uykundaki ve günlük işlevindeki değişikliklere de bak. Duygu Çarkı ne hissettiğini adlandırmana yardım edebilir, ancak teşhis koymaz. Belirtiler sürüyorsa bir psikolog ya da psikiyatristle görüşebilirsin.

Tükenmişlik sendromu testi nedir ve nasıl yapılır?

Tükenmişlik sendromu testi, belirtilerin sıklığı ve iş yaşamına etkisiyle ilgili soruları kendi deneyimine göre yanıtlayarak yapılır; bu bir öz değerlendirmedir. Maslach Tükenmişlik Ölçeği bu amaçla bilinen araçlardan biridir, ancak sonuç tek başına teşhis değildir. Sonuç seni kaygılandırıyorsa bir psikolog veya psikiyatristle paylaşabilirsin.

HelpClinic

Şu an her şey fazla mı geliyor?

Yakın tehlike altındaysan ya da intiharı düşünüyorsan, aşağıdaki uygun numarayı hemen ara. HelpClinic bir acil servis değildir.

Acil durum (Türkiye)

112

ALO 183: Şiddetle Mücadele Hattı

183

Bunlar HelpClinic’e ait değil, dışarıdan sunulan yardım hatlarıdır. 112 Türkiye’nin her yerinde geçerlidir. ALO 183 ücretsizdir ve 7/24 hizmet verir. Başka bir ülkedeysen, o ülkedeki yardım hatlarını findahelpline.com adresinde bulabilirsin.

Şimdi destek